3.6 C
İstanbul
KategorilerbiyografiBergen Filmine Bakış: Acıların Kadını

Bergen Filmine Bakış: Acıların Kadını

Belgin Sarılmışer’in yani Bergen’in hayatını anlatan filmi seyrettim. Bergen (2022), ünlü sanatçının hayatını 6 yaşından itibaren anlatmaya başlıyor ve 1989’da eski kocası Halis Serbest tarafından henüz daha 30 yaşındayken öldürülüşüne kadar aktarıyor.

Gerçekten çok ağır bir dram… Arabesk’in Kraliçesi, Acıların Kadını olarak bilinen Bergen’in yaşadıkları herkesin kaldırabileceği türde acılar değil. Aslında onun kaderi sanki acılarla örülmüş gibi. Babası meğerse annesini aldatıyormuş ve annesi o yüzden evi terk etmiş. Bergen’in acıları daha o zaman başlamış sanki ve yaşı ilerledikçe acılarla yoğurulacak kaderi ölene kadar onun peşini bırakmamış. Filmde de geçtiği üzere hayatında her zaman bir şeyler eksik kalıyor. Annesi var, babası yok; okula başlıyor, parası yok; sahneye çıkıyor, mutluluğu elinden alınıyor vs.

Halis Serbest denen adamın sahte bir evlilikle onu “kapatması” haline dönüştürmesi, ona şiddet uygulaması, daha sonra yüzüne kiralık bir adam tarafından atılan kezzap, bıçaklanması ve en nihayetinde ölümü… Bunlardan bir tanesi bile pek çok insanı psikolojik olarak bitirmeye, yaşama küstürmeye yeter de artar bile. Ancak Belgen hep direnmiş ve nasıl yaptığı gerçekten akıl alır gibi değil ama her zaman ayakta kalmayı ve yıkılmamayı başarmış.

Bergen yüzüne kezzap atılma anını daha sonraları şöyle anlatmış:

“O anda iki gözüm gitti. Biraz alkollü olduğum için hiçbir şeyin farkında değilim. Sadece çığlıklar duyuyorum. Bir ara ‘Suya götürün!’ diyorlar. Kadere bak ki, sular kesik. Su, ip gibi akıyor. Üzerimdeki giysileri yırtıp her tarafımı sardılar. O an her yer çok karanlık, bir şey göremiyor, gözlerimi açamıyorum. Kısa bir süre sonra ekip arabası geldi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne götürdüler. Hastanede 45 gün kaldım, yara tedavisi gördüm.”

https://web.archive.org/web/20200919221847/https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/muzik-dunyasinin-acili-kadini-bergen/1940569

Bergen, güzel bir biyografi filmi. Yaşananların gerçek olması, ölümle sonlanması ve katilin hâlâ hayatta olması filmin daha da etkileyici olmasını sağlıyor.

Bergen’in en başta kendisini güya koruyup kollayan ve yardımcı olan adama tav olması, gönlünü kaptırması anlaşılabilir bir durum. Babasız büyümüş ve kendisine “babalık” yapan, onu koruyan, borçlarını ödeyen, yemeğe çıkaran ve görünüşte değer veren bir adama evet diyor. O yaşlarda yapılan hataların bir kısmından dönülebiliyor ve bu bir tecrübeye dönüşüyor; ancak bazıları da insanların “gençliğini bitiriyor.” Bergen’in muhtemelen yaşamındaki en büyük hatası ne iş yaptığı bile belirsiz Halis Serbest’e evet demesiydi. Annesinin uyarılarına kulak tıkamasıydı. Bergen’in babası bile o adamı görür görmez onun evli olduğunu anlamıştı sanki…

Ancak en baştaki düğme yanlış iliklenince sonrası da öyle gidiyor. Hangi birisini sayacaksın?

Hayat mı acımasız yoksa kendi seçimlerimizle kendi kaderimizi mi yazıyoruz? Yoksa her ikisi de mi? Yaşamın acımasızlığı bir gerçek, tüm değişenleri kontrol edemiyoruz. Bergen adamın kendisini kandırdığını bilemezdi. Ancak sonrasında (onun karakterini gördükten sonra) çok daha geç olmadan bazı adımlar atabilirdi. Gerçek yaşamı bilemiyorum; ancak filmde öyle kocasına deliler gibi âşık bir Bergen yoktu. Daha çok geriye dönemeyeceği adımlar atmış bir kadın vardı. İyi niyetli, gerçek kötülüğü tanımış olmasına rağmen gözü kara olduğu için onunla tekrar tekrar yüzleşmekten çekinmeyen bir kadın…

Zaten annesi ölmeden önce verdiği bir röportajda aşktan ziyade başka bir noktaya dikkat çekiyor:

“İki yıl önce kızımı eter koklatarak kaçırdı. Bergen’e pavyon fedailiği yapan bu adamla evlenmemesini, kendisini mutlu edemeyeceğini defalarca söyledim. Fakat o “Bir defa adım çıktı, geri dönemem,” diyerek beni dinlemedi. Gece kulüplerinde Türk müziği söyleyen kızım sesi ve fiziğiyle kısa zamanda aranılan sanatçı oldu. Bergen’in başarısını kıskanan damadım her gün bir huzursuzluk yaratıp kavga çıkarıyordu. Sonunda bu evliliğin artık yürümeyeceğini düşünerek boşanmaya karar verildi. Buna rağmen kızımın peşini bırakmayan … “Seni kimselere yar etmem,” diyerek devamlı tehdit ediyordu.”

"Acıların Kadını" (2.Bölüm)

Sonuç olarak Bergen’in yaşamını anlatan film 10 gün içinde 2.600.000 izlenmeye ulaşarak tüm zamanların en iyi film açılışını yapmayı hak edecek kadar iyiydi.

Son Eklenenler

En Popüler

M3GAN- Megan İnceleme | Katil Bebek Chucky’nin Yeni Rakibi

0
M3GAN- Megan (2022), katil bebek Chucky tarzında bir film. Megan bir oyuncak şirketinin ürettiği oldukça gelişmiş bir android bebek… Allison Williams’ın canlandırdığı karakter Gemma,...

Etkili ve Sarsıcı Bir Dram Filmi: Brimstone

0
Brimstone (2016), cehennemi dünyada yaşayanların hikâyesi… Son derece acımasız ve sadece güçlünün ayakta kaldığı Vahşi Batı dünyasında ömre yayılmış bir hayatta kalma mücadelesi… Bir...

Shrinking Dizisi – Keyifli ve İçten Bir Senaryo

0
Apple TV'de yayına başlayan ve Harrison Ford'un da rol aldığı Shrinking dizisi karısının ölümünün ardından kızıyla birlikte yaşayan bir terapistin hikayesi. Komedi etiketiyle yayınlanan...

Amazon Prime’ın Solos Mini Dizisi Nasıldı?

0
Amazon Prime'de yayınlanan Solos (2021) adındaki mini dizi toplamda 7 karakterin hikayesini anlatıyor. Her birisi birbirinden bağımsız ve farklı bu hikayelerde; Morgan Freeman, Constance...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,283TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_imgspot_img