3.6 C
İstanbul
KategorilerDramResurrection (2022) Final Anlatımı

Resurrection (2022) Final Anlatımı

Resurrection (2022), Rebecca Hall ve Tim Roth gibi iki ünlü oyuncunun yer aldığı bir gizem filmi. Film son derece düzenli ve kontrollü bir hayatı olan Margaret’in hikâyesini aktarıyor. Kızıyla birlikte yaşayan Margaret kızını her türlü tehlikeden koruma konusunda inanılmaz titizlik gösteren, adeta kızının üzerine titreyen, diğer taraftan da kendi iş hayatında da disiplinli ayrıca başarılı birisidir. Her şey yolunda giderken yıllar öncesinden tanıdığı bir adam olan David’i görür ve hayatı keskin ve kesin bir dönüşüm geçirir.

Filmin en önemli artısı Rebecca Hall. Her filmde olduğu gibi bu filmde de rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Travmatik bir geçmişi olan bir anneyi başarıyla canlandırmış. Senaryonun mantığını ve finalde bizlere yaşattığı sürprizi beğendim. Ancak gerek yavaş ilerleyen kurgusu gerekse izleyicilere yeterince heyecan veremeyişi nedeniyle filme 10 üzerinden en fazla 6 verebiliyorum.

Resurrection gizem meraklıları için bir alternatif elbette ama öyle çok fazla beklentiyle izlenilmesini önermiyorum.

Bu kısa girişten sonra final üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum ki zaten filmin en akıl karıştıran noktası bu. Çok uzatmadan kısaca anlatmaya çalışacağım; çünkü karşımızda uzun uzun konuşulabilecek kadar iyi bir senaryo olduğunu düşünmüyorum.  

Finalde ne yaşandı?

Öncelikle şunu söylemem gerekiyor: Bu film temelde bir aile içi şiddet ve psikolojik travma öyküsü. David’in Margaret’e ve bebeğine yaptıkları aile içi şiddete giriyor. Filmin başlarında Margaret’in sadist insanlar hakkında stajyer kıza verdiği tavsiyeler aslında onun geçmişinde yaşadıklarından edindiği tecrübelerden ibaret. Kendisi geçmişte çekip gidememiş ki bunu sonra da itiraf ediyor ama kıza sen çek git, sana zarar vermesine izin verme, diyor. Aşırı korumacı bir tavır sergiliyor. Neyse…

Filmin bence haddinden uzunca tutulan girişi Margaret’in düzenli hayatını ve iş başarısını (biyoteknoloji şirketinde seçkin bir konum) ayrıca kızına olan korumacı tavrını anlatıyor. Bu harika hayatın bıçak gibi kesildiği an David’in konferansta kendisini gösterdiği ya da Margaret’in onu gördüğü an. Gözlerine inanamıyor ve hemen konferansı terk ederek, adeta kendisinden geçmiş bir halde eve, kızına koşuyor. Bu hareket onun geçmişte yaşadığı travmanın etkisi ve (şu cümleye dikkat) travmaların belli uyarıcılar karşısında tekrar ve çok daha derince yaşanabileceğinin göstergesi.

David gerçek miydi? Evet, gerçekti; ancak yaşananların özellikle filmin ikinci yarısından sonraki kısmı Margaret’in travmasının derinliğini yansıtıyor.

Film bize yaşananların gerçekliği noktasında net bir yanıt vermediği için teorik düşünmek ve tahminlerde bulunmak zorundayız.

Öncelikle aradan 22 yıl da geçse bir gün de geçse bebeğin David’in karnında yaşama imkânı yok. Olağanüstü bir film de seyretmediğimize göre bu bir metafor. Muhtemelen David, bebeği öldürdükten sonra onun sadece iki parmağını bırakarak bedenini bir şekilde ortadan kaybetti ve onu yediğini söyleyerek Margaret’e kendi bebekleri de olsa başka birisinin kendisinden daha fazla sevdiği için kendince bir ceza verdi (Margaret, David’in bu sevginin farkında olduğunu söylemişti).

David gibi sadist bir manyak Margaret’i tam anlamıyla kontrolünde tutuyordu; ancak muhtemelen bebeği öldürmesinin de etkisiyle (sonuçta bu bir cinayet ve başı derde girebilir) uzunca bir süre eski sevgilisinin hayatına girmedi. Ancak tam 22 yıl sonra onu buldu ve etrafında görünmeye başladı. Margaret’in kendisine ulaşacağını biliyordu. Yapacağı şey sadece beklemekti; ancak beklemenin ötesinde ufak da olsa hamleler yapıyordu. Örneğin Abbie’nin cebinde bulduğu diş aslında David’e aitti (Parktaki gıcık gülümsemede kendi dişinin eksik olduğunu özellikle gösterdi) ve bu Margaret’a güvende olmadığı, istediği zaman onlara ulaşabileceği mesajıydı. Kızını korumak için ona bisiklet kullanmayı bile öğretmediği anlaşılan Margaret’in yaklaşan bu tehlike karşısında nasıl gerildiğini anlayabiliyoruz. David inanılmaz bir yalancı, tam bir psikopat ve kendince sağlam hamleler yapan çok tehlikeli birisi. Margaret’in onu görünce bu kadar gerilmesinin bir nedeni de bu.

Buraya kadar yaptığım yorum finali seyredince biraz daha farklı bir şekil alacak. Şimdi lafı uzatmadan finale gelelim.

Otel odasında yaşananlardan sonra Abbie’nin annesini ziyaret etmek için eve döndüğü anı görüyoruz. O ana kadar hiç görmediğimiz kadar aydınlık ortam bize bu anın bir hayal olabileceğine yönelik bir ipucu… Abbie annesinin yattığı odaya girer, Ben’i kollarına alır ve annesine olan minnettarlığını ifade eder. Adeta annesini kutsar. Bu sanki Margaret’in hep olmak istediği anneye dönüştüğü bir an. Onları korumak istiyordu, her şeyi yoluna koymak ve mutlu olmak istiyordu. İşte şimdi her şeyi başarmış. Ama sorun da bu işte… Her şey fazla iyi…

Kamera Margaret’in yüzüne yaklaştıkça ortama tedirgin edici hatta rahatsız edici hafif müzik veriliyor. Margaret’in yüzünü endişe kaplıyor ve derin bir nefes alırken ekran karıyor ve film sona eriyor.

Bu noktada yorum bize bırakılmış. Net bir çözüm verilmemiş. Ancak ben tüm bu yaşananlardan sonra seyrettiklerimizi şöyle yorumluyorum: Margaret aslında bebeğinin katledilişinden sonra muhtemelen delirme noktasına gelmiş ve bu travmasını atlatamamış. Onun bir hastanede yattığını düşünebiliriz ya da evde uzanırken bir kabus gördüğünü de… Bence ikisi de olası. Ama hayatı bir döngüye hapsolmuş David’den kurtuluyor ve iyi bir yaşam kuruyor. Ancak yaşamı tekrar kabusa dönüyor. Sonra yine tozpembe bir hayata kavuşuyor; bu hayatı da tam film kapanırken muhtemelen kabusa dönecek. Bunu bakışlarından anlayabiliyoruz.

Tüm bu yaşadıkları söylediğim gibi bir kabus olabilir ya da çoktan delirdiği ve tedavi gördüğü bir hastanede gördükleri… Yorum bize bırakılmış. Tabii bu yorumu yaparken özellikle bir bebeğin David’in karnında yaşadığı ve onun oradan çıkarıldığını gördüğümüzü unutmayalım. Bunlar gerçek olamayacağına göre tüm seyrettiklerimizin (finaldeki aydınlık ortam da dahil) travmaya bağlı bir kabus olduğu sonucunu çıkarabiliyoruz.

Son Eklenenler

En Popüler

M3GAN- Megan İnceleme | Katil Bebek Chucky’nin Yeni Rakibi

0
M3GAN- Megan (2022), katil bebek Chucky tarzında bir film. Megan bir oyuncak şirketinin ürettiği oldukça gelişmiş bir android bebek… Allison Williams’ın canlandırdığı karakter Gemma,...

Etkili ve Sarsıcı Bir Dram Filmi: Brimstone

0
Brimstone (2016), cehennemi dünyada yaşayanların hikâyesi… Son derece acımasız ve sadece güçlünün ayakta kaldığı Vahşi Batı dünyasında ömre yayılmış bir hayatta kalma mücadelesi… Bir...

Shrinking Dizisi – Keyifli ve İçten Bir Senaryo

0
Apple TV'de yayına başlayan ve Harrison Ford'un da rol aldığı Shrinking dizisi karısının ölümünün ardından kızıyla birlikte yaşayan bir terapistin hikayesi. Komedi etiketiyle yayınlanan...

Amazon Prime’ın Solos Mini Dizisi Nasıldı?

0
Amazon Prime'de yayınlanan Solos (2021) adındaki mini dizi toplamda 7 karakterin hikayesini anlatıyor. Her birisi birbirinden bağımsız ve farklı bu hikayelerde; Morgan Freeman, Constance...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,283TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_imgspot_img