8.6 C
İstanbul
GenelHatching- Kuluçka (2022) Film İncelemesi

Hatching- Kuluçka (2022) Film İncelemesi

Finlandiya ve İsveç ortak yapımı Pahanhautoja – Hatching (Kuluçka- 2022) adlı filmdeyiz. Filmde henüz küçük yaşlarda bulunan jimnastikçi bir kızın, doğada tuhaf bir yumurta keşfetmesi sonrasında yaşananlar anlatıyor. Kız, bu yumurtayı alarak saklıyor; ancak bir süre sonra yumurtanın içerisinden tuhaf bir yaratık çıkıyor. 

İzlenimlerim

Kulukça; hem bireysel hem de sosyal bağlamda insan yaşamına ve insan psikolojisine yaptığı göndermelerle benim beğenimi kazanan bir yapım oldu. Ürpertici bir fikir… Başarılı bir kurgu ve son derece güzel bir final…

Kuluçka farklı okumalara açık bir film. Bu nedenle siz de yorumlarda düşüncelerinizi herkesle paylaşabilirsiniz.

Orijinal Adı: Hatching
Tür: Korku, gizem
Yönetmen: Hanna Bergholm
Ülke: Finlandiya, İsveç
Türkiye Gösterim Tarihi: 22 Nisan 2022
Oyuncular: Siiri Solalinna, Sophia Heikkilä, Jani Volanen, Reino Nordin, Oiva Ollila, Ida Määttänen
Süre: 01s 26dk
IMDB: 6,5
25. Kare puanı: 7,1

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

Yalanlar üzerine kurulu bir yaşam

Filmin benim görebildiğim kadarıyla en güçlü alt metinlerinden birisi şu: İnsanları ve hatta kendimizi çoğu zaman olduğu gibi kabul edemiyoruz. Farklılıkları kusur gibi görüyor ve unları törpülemeye, sırtımızdan atmaya çalışıyoruz. Hâlbuki devenin hörgücü olmasaydı çölü geçemezdi. Farklılıklar kusur değil; zenginliktir.

Tinja’nın  ailesine gelirsek filmin başından itibaren dışarıdan bakılınca kusursuz gibi görünen bu ailede aslında hiçbir şey yolunda değil ya da en azından yolunda olmayan çok şey var. Herkes gülüyor, mutluluk saçıyor ama bu sahnelerde bir yapaylık seziliyor.  Bir süre sonra Tinja’nın annesinin bir video blog sahibi olduğunu ve modern sahtekarlık yaptığını anlıyoruz. Onun tüm yaşamı  -mış gibi yapmak üzerine kurgulanmış kocaman bir yalandan ibaret.

Tinja’nın  babasıysa filmin tamamını düşündüğümüzde aslında asla bir yetişkin olmayı başaramamış, sorumluluk almaktan korkan ve kendi adına bile konuşamayacak kadar sünepe birisi. Silik bir adam. Varlığı ve yokluğu bir.

Bence bu adam, Tinja’nın  annesine gerçek bir aşk sunamadığı için hatta yaşamı onunla paylaşan, karısına sahip çıkan birisi olamadığı ve karısını kollarından tutup sahiplenmekten aciz birisi olduğundan ötürü eşi, aşkı ya da gerçek bir aile ortamını bir başkasında aramaya doğru bir yönelim gösteriyor. Kızına bu yüzden âşık olduğunu ve yaşamında ilk kez birisini sevdiğini söylüyor. Bunun doğru olma olasılığı yüksek; çünkü Tero’nun ona sunduğu yaşamın görünüşe göre çok fazla bir artısı yok.

Az önce kameraya sahte gülücükler dağıtan bu kadın bir süre sonra zavallı bir kargayı doğaya bırakmak yerine kafasını kırabilecek kadar vahşileşebilen birisi. Çocukları onun yaşamında bir aksesuardan öteye geçememiş. Modern görünüşünün altında kendisi dışındaki herkese ve her şeye karşı acımasız, sadece kendini düşünen ve kendisi için yaşayan bir canavar temsili bir kadın bu.

Kibar olmaya çalışsa da, öyle görünmek için çabalasa da kendi olamamış, kendini gerçekleştirememiş, kendi özüne erememiş bu kadının her sözünde bir barbarlık seziliyor. Örneğin Tinja’nın  jimnastikteki başarısını sadece kendi blogundaki takipçilerle paylaşmak için dert ediniyor.

Kızının başarısı kendisine dolaylı olarak yarar sağladığı için ona hediye alırken, küçük çocuğunun duygularını bile umursamıyor.

Gülüşleri sahte, sevgileri yalan ve temelde tek düşündüğü kendi mutluluğu…

Kendi kızıyla çok iyi anlaşan komşunun kız çocuğunun moralini bozabilmek için ona köpeğinden bahsediyor, kızına hiçbir şey söylemeden onu yeni bir eve götürüyor ve oraya kusursuzca adapte oluvermesini istiyor, bunu başaramayınca da kızını kendi mutluluğunu çalmakla suçluyor, kısa bir süre önce terk ettiği kocasının evine hiçbir şey söylemeden, özür bile dilemeden yüzsüzce dönebiliyor ve daha neler neler… Onun şu anı ve geçmişi hatta umutsuzca kovaladığı hayallerin üzerine söylenecek pek çok söz var ama daha fazla uzatmak istemiyorum.

Sonuç olarak Tinja’nın  annesinin büyük bir başarıyla, yalanlar üzerine inşa ettiği sahte bir dünyası var. 

Yaratık neyi temsil ediyor?

Filmdeki bu yaratık metaforuna adeta bayıldım diyebilirim. Yaratığın birkaç yönü var. Bunlardan özetle şöyle bahsedebilirim. Tinja, annesini hiçbir zaman memnun edemiyor. Aslında onun yani annesinin ne istediğini tam olarak anlayamadığı için aklı karışıyor. Delicesine bir gayret içerisine giriyor; ama annesi her zaman daha fazlasını istediği için ve kızını şartlı sevdiği için Tinja tam olarak ne kendisini ne de annesini tatmin edebiliyor.

Öğretmeni arkadaşını tebrik ederken o hemen yüzünü çevirerek annesinin duygularını yakalamaya çalışıyor . Daha sonra elleri patlayıncaya kadar çaba sarf ediyor; sırf annesini memnun edebilmek için.

Aslında gerçek sevgi şartsız olur. Amalı, lakinli, fakatlı bir sevgi olmaz. Sizi amalı sevenlerin sevgisi sahtedir; aynen Tinja’nın  annesinin sevgisi gibi.

İşte tam bu noktada yaratık devreye giriyor. Hiç kimsenin sevemeyeceği kadar kusurlu görünen, deforme olmuş bu yaratık bir yönden Tinja’nın  tam zıttı. Tinja  ne kadar güzel bir çocuksa o da o kadar çirkin. Ancak bu zıtlıklar içerisinde Tinja’yla  bir ortak noktaları var. Her ikisi de yalnız. Tinja’nın  çevresinde birilerinin olması onun yalnız olmadığını elbette göstermiyor.

Pahanhautoja – Hatching (Kuluçka- 2022) film incelemesinin tamamına 25. Kare Youtube kanalından ulaşabilirsiniz.

Son Eklenenler

En Popüler

Bilimkurgu Dizisi Constellation 3. Bölüm Anlatımı

0
Başrolünde Noomi Rapace'ın yer aldığı Apple TV+ bilim kurgu dizisi Constellation yılın en iyi dizilerinden birisi olmaya aday görünüyor. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda Jo ve...

Freud’s Last Session | Freud’un Son Dersi

0
Anthony Hopkins'in başrolünde yer aldığı Freud's Last Session Eylül 1939'da, Hitler'in Polonya'yı işgal ettiği zamanlarda geçiyor. Ateist Freud, böylesine mükemmel bir zekanın Tanrı'ya nasıl...

Masters of the Air Gerçek Bir Hikaye mi?

0
Bombardıman pilotlarını konu alan yeni bir 2. Dünya Savaşı draması Masters of the Air, 26 Ocak'ta Apple TV+'da gösterime girdi. Mini dizinin yapımcılığını üstlendiği...

Pinhead mi, Pennywise mı? | Kim Kazanır?

0
Bir önceki yazıda (ve videoda) Hellraiser serisinin 1987 yapımı ilk filminden bahsetmiştim. Şimdi Cenobite’ların lideri gibi hareket eden Pinhead’in güçlerini konuşma zamanı…Cehennem’in bekçisi Pinhead...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,315TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_imgspot_img