26.4 C
İstanbul
KategorilerAksiyonSnowpiercer, 3. Sezon Final Değerlendirmesi

Snowpiercer, 3. Sezon Final Değerlendirmesi

Netflix’te yayınlanan Snowpiercer, 3. sezon 10. bölümle birlikte sezon finali yaptı. Açıkçası İlk Günahkârlar adını taşıyan final bölümünün sonu benim için bir sürpriz oldu.

Baştan başlayalım.

“Bana Bir Müttefik Gerekiyor”

Melanie’nin planı aslında makasa ulaşana kadar treni kontrol altında tutmaktı. Sonrasında yaşanacaklardan daha çok kendisine öncelikli hedef olarak treni rotasından saptırmamak olarak belirlemişti. Ancak çakal Joseph’in, LJ Folger’ın yardımıyla kaçışı onun planlarını altüst etti diyebiliriz.

Bir süre sonra zorda kalan ve kontrolü kaybecedeğini anlayan Melanie, Joseph’le ittifak yapmayı düşündü; çünkü her ne kadar tuhaf olsa da ve ittifak onun için “ruhunu satmak” anlamına gelse de Joseph’le bu konuda aynı düşünüyorlardı. İkisi de trenin rotadan sapmasını istemiyordu. Joseph, Melanie’nin “danışman” olarak kalma teklifini kabul etti. Wilford savaşı kazandıktan sonra bu anlaşmaya sadık kalır mıydı? Bence en başlarda evet… Ancak zamanla eski alışkanlıkları gereği adım adım Melanie’yi etkisizleştirmek isteyebilirdi. Böyle bir durumda neler yaşanacağını öğrenme şansımız artık yok; çünkü Melanie ve Layton kan dökülmesini istemediler ve aralarında gizlice anlaşarak Wilford’u etkisiz hale getirdiler.

Ne Melanie’nin ne de Layton’ın karizması çizilmeden sorun halledilmiş oldu.

“Ben Bunun İçinde 6 Ay Dayandım”

Melanie ve Layton’ın, Wilford’u tuzağa düşürdükleri sahne bir sürprizdi. Telefon görüşmesinden sonra bir şeyler olacağı belliydi; ama yine de bizim için bile beklenmedik bir gelişmeydi. Ben tuzaktan daha çok Wilford’u göndermelerine şaşırdım. Ancak bu doğru bir karardı ve işler bu noktaya geldikten sonra artık başka bir seçenek kalmamıştı. Wilford, hiçbir şekilde rahat durmayacağını, en küçük bir fırsatta kan dökmek dahil her türlü seçeneği değerlendirebileceğini göstermişti. Artık onu trende tutmaları aptalca ve riskli olurdu. Ayrıca onun taraftarları sonuçta yine rahat durmayacaktı.

Wilford’u Melanie’nin tek başına 6 ay dayandığı lokomotife koydular ve gönderdiler. Wilford, hemen kendisini uyuttu ve savaşmaya devam edeceğini gösterdi. Son ana kadar dayanacaktır ve gelecek sezon onu yine karşımızda görmemiz bir sürpriz olmaz.

Wilford, lokomotife girerken Audrey’in ona adeta zevk alarak “Elveda” demesi Wilford’u epeyce üzmüş ve kızdırmıştır. Audrey, genel olarak güce tapan ve rahat peşinde koşan birisiydi. Bu bölüme kadar onun ne kadar yanar döner olduğunu defalarca gördük. Ama bu kez, ilk defa gücü seçmedi. Audrey, Wilford’un tarafında yine rahatına bakabilirdi. Wilford’un suyuna giderek yine güçlüden tarafta kalabilirdi; ama bunu yapmadı. İlk kez onurlu hareket etti. Wilford’un piyano çalması ve şarkı söylemesi noktasındaki teklifini reddetti. Konuşma bölünmeseydi bunun sonu ne olurdu bilinmez; ama Audrey ilk kez gücü değil, aşkı (yani Bess’i) seçti.

Tren İkiye Ayrıldı

Melanie ve Layton’ın tren sakinlerine bir seçim hakkı vermesi alabilecekleri en mantıklı karardı; çünkü trende kalmak isteyenler ve bir hayalin ya da ümidin peşinden gitmek isteyenler zaten geçen bölümden itibaren kesin bir ayrıma gitmişlerdi. Melanie’nin her şeyi değiştiren anonsundan sonra trendekiler de ikiye ayrılmıştı. Şimdi onlara bir seçim hakkı sunuldu.

Alex ve Melanie’nin tekrar ayrılması üzücüydü. Dokunaklı bir sahneydi. Bess’in son anda Audrey’in olduğu tarafa geçmesine sinir oldum. Bess, normalde kararsız birisi değil ve aldığı kararların arkasında duran bir karakterdi. Audrey’e çok güveniyordu. Onun Wilford’un tarafında geçmeyeceğine emindi. Bu düşüncesinde haklı çıktı. Eğer Audrey, Wilford’un tarafını seçseydi bu Bess için çok kötü olurdu. Sonuç olarak Bess trenden inme hayalinden vazgeçti ve Audrey’in tarafına geçti. Bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu zaman gösterecek. Ben böyle durumlarda kimsenin hayallerinin peşinden ayrılmasını istemem. Sevdiğiniz birisinin gelecek hayalleri sizinle uyuşmayabilir. Eğer onu hayallerinden koparırsanız bir süre sonra sevginiz o ilişkiyi toparlamaya yetmez. Taviz veren taraf her zaman acaba-larla boğuşacaktır. Acaba doğru mu yaptım? Acaba doğru yerde miyim? (…) Bess’in kararı anlıktı. Mantığı bir tarafa bıraktı ve heveslerinin peşinden gitti. Pişman olacağını düşünüyorum. Çünkü Audrey’in ipiyle kuyuya inilmez.

LJ Folger’ın alakasız bir şekilde ölmesine hiçbir anlam veremedim. Renkli bir karakterdi. Belki de oyuncu gelecek sezon başka projelerde rol almak istemiştir. En mantıklı açıklama bu gibi… Beklenmedik bir anda ilgisiz bir sahneyle ölüverdi gitti.

Ve Cennet Gerçekmiş

Layton’ların bulunduğu tren raylardan çıkacak diye çok korktum. O sahne çok güzeldi. Tren yoldan çıkabilirdi. Yan yatabilirdi. Raylar eski ve güvenilmezdi. Ancak milim farkla tren raylarda kalmayı başardı.

Yalnız ben hep bu yeni Cennet’i daha uzakta diye düşünmüştüm. Bahsedilen yer bu kadar yakın mıydı? Trenler ayrıldı ve çok kısa bir süre sonra istedikleri bölgeye ulaştılar. Bu kadar yakın bir mesafede bulunan bu kadar büyük bir hava değişimini hassas ölçüm aletleri neden alamamıştı? Bu bir tarafa hep uzun bir yolculuktan bahsediliyordu. Bahsedilen sıcak bölgenin bu kadar yakın bir mesafede olmasına çok şaşırdım.

Sonuç olarak Layton ve diğerleri yerleşik düzene geçecek gibi. Hava şartları fena değil. Bölgede su var. Ancak tarım yapılabilir mi? En önemli sorun bu… Toprak donsa orada tarım yapılamaz. Bölge zaten dağlık bir  yer. Ancak sanırım dizi mutlu sonla bitecek. İnsanlar trenden kurtulacaklar ve yerleşik düzene geçecekler gibi.

Melanie’nin tarafına bakarsak aradan 3 ay geçiyor. Nerede geldiği belli olmayan bir patlamanın gerçekleştiği görülüyor. Patlama gökyüzündeki bulutları sıyırıyor ve Güneş ışınlarının önünü açıyor. Böyle bir teknolojiye Layton’lar ulaşmış olabilir mi? Zannetmiyorum. Zaten Melanie’nin treni henüz üç ay önce trenlerin ayrıldığı bölgede değil. Bu durumda geriye sadece şu olasılık kalıyor. Hayatta olan birileri daha var. Bunlar bulutları dağıtmak ve tekrar Güneş ışınlarına ulaşmak için çabalıyor.

Snowpiercer, 3. sezon güzel sona erdi. Trende yapılabilecek isyan, ihanet, savaş vs. gibi alternatifler artık gelecek sezonu idare edemezdi ve kabak tadı verirdi. Doğru bir seçim olmuş. Bir taraftan Layton’lar karada hayat başlatmaya çalışırken diğer taraftan da Snowpiercer’dakiler yeni bir düşmanla yüzleşecek gibi. Bu “düşmanların” arasında Wilford’u görmek benim için sürpriz olmaz. Üç ay bunun gerçekleşebileceği kadar uzun bir süre.

Gelecek sezonu merakla bekliyorum.

Son Eklenenler

En Popüler

In A Violent Nature İncelemesi | Benzersiz ve Korkunç

0
Karşımızda alışageldiğimiz slasher klişelerini altüst eden bir film bulunuyor. In A Violent Nature, Johnny adında ölümsüz, maskeli bir katilin hikâyesini aktarıyor. Peki, bu film...

Winnie The Pooh 2 İnceleme | Katil Ayı Artık Daha Güçlü

0
Winnie the Pooh serisinin slasher-ı katil ayı Winnie gerçekten harika bir dönüş yaptı. Serinin ilk filmi Şubat 2023’te gösterime girmişti. Yaklaşık bir buçuk yıl...

Elm Sokağında Kabus Serisi | Freddy Krueger’ın Bilinmeyenleri

0
Elm Sokağı serisi incelemelerine devam ediyoruz. Bir önceki yazıya buraya tıklayarak ya da aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. https://sinemasayfam.com/2024/06/26/elm-sokaginda-kabus-tum-dehsetiyle-freddy-krueger-2 5. Elm Sokağı Kabusu 5: Hayal Çocuk (1989) Serinin beşinci...

Elm Sokağında Kabus | Tüm Dehşetiyle Freddy Krueger

0
Elm Sokağı serisinin ölümsüz slasher karakteri Freddy 1984’ten itibaren kabuslarımıza musallat olmaya devam ediyor. Freddy, sizi kabuslarınızda öldürürse gerçek yaşamda da ölmüş oluyorsunuz. Kırmızı yeşil...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,315TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

3 YORUMLAR

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

spot_imgspot_img