4.6 C
İstanbul
KategorilerAksiyonDune: Çöl Gezegeni Film İncelemesi

Dune: Çöl Gezegeni Film İncelemesi

Bu yazıda merakla beklenen bilimkurgu filmi Dune: Part One -Dune: Çöl Gezegeni’nin (2021) artıları ve eksileri üzerinde konuşmak istiyorum.

Yazı spoiler içeriyor.

Orijinal Adı: Dune: Part One
Tür: Aksiyon, macera, drama
Yönetmen: Denis Villeneuve
Ülke: Amerika, Kanada
Türkiye Gösterim Tarihi:
Oyuncular: 22 Ekim 2021
Süre: 02s 35 dk
IMDB: 8,3 – 25. Kare puanı: 8,5

Part 1 Vurgusu

Öncelikle bu filmin tarihin en çok satan bilimkurgu romanı olarak anılan Dune evrenine bir giriş olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu evren, Frank Herbert’in 1965’te yayınlanan romanı Dune ile ortaya çıktı ve zamanla üzerine yeni yayınlar eklenmeye devam edilen bir bilim kurgu serisi haline geldi.

Dolayısıyla filmin orijinal adında part 1 vurgusunun yapılması izleyicilere geniş bir evrene adım attıklarını hatırlatmak adına önemliydi. Böylece izleyici daha film başlamadan önce bunun hikayenin tamamı olmadığını bilir ve film sona erince bu kadar mı demez…

Hikayeye Genel Bir Bakış

İlk film bilindiği üzere bir ön hazırlıktı. Tatmin edici bir son seyretmedik ama bizler bu filmle birlikte çok geniş bir evreni seyretmeye hazırlandığımızı gördük.

Dune: Part One -Dune: Çöl Gezegeni’nde özet olarak şunlar yaşandı: Henüz görmediğimiz İmparator, açıkça taraf tutmuş ve Paul’ün hanedanlığını Arrakis gezegenine resmen ölmeleri için göndermiş. Şu an için Atreides hanedanı dağıldı. Arrakis’in baharatlarını tam 80 yıldır toplayan Harkonnen’ler yükselişe geçti. Önemli karakterler öldü. Paul, finalde rüyalarında gördüğü gibi Çöl halkı olan Fremen’ların arasına karışmak ve onlarla birlik olmak için annesiyle beraber yollara düştü.

Paul’ün seçilmiş kişi olduğuna dair bir inanış var. Annesi zaten bu Mesih veya Mehdi inanışının uzun yıllardır Arrakis halkının arasında başarıyla yayıldığını söylüyor. Bu halk zaten Paul’ün gezegene indiğini görür görmez lisan el gaib demeye başlıyorlar. Bu, dünya dışı bir kurtarıcı, bir Mesih anlamında kullanılan Fremen terimi.

Değişim Yargıcı, bunun batıl bir inanç olduğunu söylese de halkın tamamının bir kurtarıcı beklediği ve buna inandığı görülüyor. Uzay ve zamanı geçmiş ve geleceği kırabilecek kadar güçlü bir kurtarıcı bekleniyor.

Böyle bir kişi gerçekten var mı yoksa bu inancı ortaya atanların başka planları mı var? Buna henüz emin değiliz. Paul’ün sıra dışı belki olağanüstü yönlerinin olduğunu gördük ama bu onun Mesih olduğunu mu gösteriyor? Paul ilk cinayetini işleyerek kabuğunu kırdı ve “ortaya çıktı.” Annesi Jessica bunu gördüğü zaman başını öne eğmiş ve düşüncelere dalmıştı; çünkü o hem Paul’ün henüz hazır olmadığını düşünüyor hem de onun büyük olasılıkla bir tür tirana dönüşebileceği endişesini taşıyor.

Paul’ün annesine çıkıştığı sahne bulunuyordu. O sahneyi, cinayet sahnesiyle birleşince aklımıza Paul’le ilgili soru işaretleri oluşması kaçınılmaz oluyor. Star Wars’ta gördüğümüz karanlık dönüşüm Paul için de söz konusu olabilir mi? Bunu da sonraki bölümlerde göreceğiz.

Filmin Artıları ve Eksileri

Ben filmi beğendim; ancak bir izleyici olarak böylesine geniş bir evrenin daha ihtişamlı daha görkemli bir filmle karşımıza çıkmasını beklerdim. Filmin bütçesi $165,000,000 milyon dolar. Bu bütçe görkemli bir film çekmek için ne kadar yeterliydi?

Bir karşılaştırma yapabilmek için öne çıkan birkaç filmin bütçesine bakmamız gerekiyor. Star Wars: Skywalker’ın Yükselişi (2019): $275,000,000; The Matrix Revolutions (2003): $150,000,000; Batman Başlıyor (2005): $150,000,000 ve Kara Şövalye (2008): $185,000,000.

Görüldüğü üzere filmin bütçesi bu çapta bir yapım için yeterli görünüyor. Bence bu bütçeyle daha destansı bir görsel şov ortaya konabilirdi.

Özellikle Atreides’lar, Arrakis’e indikten sonraki iç çekimler ve mekanlar basitti ve gösterişten uzaktı. Bu basitlik Duncan gibi efsanevi bir savaşçının hem dövüşlerinde hem de ölümünde göze çarpıyordu.

Doktorun ihaneti güzel bir detayı ama onun kalkanları indirmeyi ve savunmayı göçertmeyi kimseye görünmeden yapabilmesi ilginçti. Bunu nasıl yaptığı bize hiç gösterilmedi. O karakter çok sönük kaldı ve sonra öldü gitti. Karısının işkence gördüğü bir sahne neden eklenmez örneğin? Adam onun yanında öldürülseydi. Son derece kolayca ve basitçe oldu doktorun ölümü.  

Filmin en büyük eksilerinden birisi böylesine destansı bir filmde öne çıkan ve çarpışan güçlü karakterler göremeyişimiz. Duncan gibi namı diğer hanedanlıklara yayılmış bir savaşçının ölümü neden Bautista gibi efsane bir güreşçinin canlandırdığı Beast Rabban’ın elinden olmadı? Bu iki efsanenin kapışması filme ayrı bir tat verirdi.

Ana kötünün bir altında var olan destansı güce sahip kötü karakterler önemlidir. Bir filmin kötüleri ne kadar güçlü ve karizma olursa film o kadar çok öne çıkar.

Beast Rabban ve Duncan’n silik kalması ve ön plana çıkmaması büyük eksiydi.

Bilindiği üzere Duncan’ın önce birliği Arrakis’e önceden geliyor ve şehirleri ele geçiriyor. Burada az da olsa çatışmalar yaşandığını anlıyoruz; ancak bu olaylara dair tek bir kare bile yok. Öncü birliğin çöl gezegenine birkaç hafta önceden gittiğini biliyoruz. Film birden bire bu birkaç haftası es geçerek sonrasına geçiş yapıyor ki bu çok rahatsız ediciydi.

Paul’ün Karanlığa Yönelişi

Paul filmin neredeyse tamamında hep bir otoriter gücün baskısı altında. Babası onu savaşa katılmaması için frenliyor, annesi eğitimi konusunda onu yönlendiriyor ve hatta rahibenin karşısına çıkarıyor, savaş eğitimi alırken de kendisinden daha iyilerle çalışıyor…

Paul çöle indiği zaman bir anlamda özgürlüğüne adım atıyor. Yanında annesi dışında hiç kimse kalmıyor. Jessica zaten onu bir yere kadar baskılayabiliyor. Paul adamı öldürdükten sonra annesine gezegende kalma noktasında direniyor, ona karşı çıkıyor.

Bunlarla birlikte onun elinin kana değdiği sahne her ne kadar çok iyi resmedilmese de inanılmaz bir kırılma anıydı. O rüyalarında kan döküldüğünü görüyordu, zihninde sürekli ölüm ve kanın bulunduğu sahneler vardı. Dolayısıyla onun korkusu kan dökülmesiydi. Daha geniş düşünürsek kansız bir barış hayal ediyordu. Ancak finalde kaçamayacağı bir savaşa sürüklendi.

Dövüş sırasında karşı tarafı birkaç kez pes etmeye çağırdı ama bu onların kurallarına aykırıydı. Bu bir ölüm savaşıydı.

Paul, Fremen savaşçısını öldürmek zorundaydı. Elini kirletmek zorunda kaldı. Jessica onun daha önce kimseyi öldürmediğini söylüyor.

Nedeni ne olursa olsun birisini öldürmek bir yönden karanlığa adım atmaktır. Paul burada karanlığa bir adım attı. İçinde yönetme hırsı olduğu açıkça görülüyor. Bu daha önceden babasının ona verdiği nasihatle bir anlamda çelişiyor.

“Büyük adam liderlik peşinde koşmaz.”

Ancak filme sona ererken Paul’ün liderlik peşinde koştuğu ve bu yönüyle karanlığa adım attığı söylenebilir. Paul’ün mücadelesi haklı olabilir; ancak güç her zaman yozlaştırır. Bakalım Paul’ün yolculuğu ne yönde evirilecek… Merakla bekliyoruz.

Dune: Part One -Dune: Çöl Gezegeni’nin (2021) incelemesi 25. Kare’de.

Son Eklenenler

En Popüler

M3GAN- Megan İnceleme | Katil Bebek Chucky’nin Yeni Rakibi

0
M3GAN- Megan (2022), katil bebek Chucky tarzında bir film. Megan bir oyuncak şirketinin ürettiği oldukça gelişmiş bir android bebek… Allison Williams’ın canlandırdığı karakter Gemma,...

Etkili ve Sarsıcı Bir Dram Filmi: Brimstone

0
Brimstone (2016), cehennemi dünyada yaşayanların hikâyesi… Son derece acımasız ve sadece güçlünün ayakta kaldığı Vahşi Batı dünyasında ömre yayılmış bir hayatta kalma mücadelesi… Bir...

Shrinking Dizisi – Keyifli ve İçten Bir Senaryo

0
Apple TV'de yayına başlayan ve Harrison Ford'un da rol aldığı Shrinking dizisi karısının ölümünün ardından kızıyla birlikte yaşayan bir terapistin hikayesi. Komedi etiketiyle yayınlanan...

Amazon Prime’ın Solos Mini Dizisi Nasıldı?

0
Amazon Prime'de yayınlanan Solos (2021) adındaki mini dizi toplamda 7 karakterin hikayesini anlatıyor. Her birisi birbirinden bağımsız ve farklı bu hikayelerde; Morgan Freeman, Constance...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,283TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_imgspot_img