The VVitch A New-England Folktale-2

The VVitch: A New-England Folktale- Cadı: Yeni Bir İngiltere Halk Masalı (2015), 1600’lerin İngiltere’sinde geçiyor. William ve Katherine isimli beş çocuğuyla birlikte köyden yaklaşık bir günlük mesafede, vahşi doğanın içerisinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan, son derece dindar bir çifttir. Yeni dünyaya gelen bebekleri bir gün gizemli bir şekilde ortadan kaybolduktan sonra ve mahsuller konusunda sorun yaşamalarının ardından aile bireyleri suçluyu kendi içlerinde aramaya başlar. Tüm bu uğursuzluğun nedenini bulmaya çalışırlar.

Filmde The Queen’s Gambit dizisinden de hatırlayacağımız Anya Taylor-Joy başrolde yer alıyor. Onu böyle bir rolde seyretmek gerçekten güzeldi.

The VVitch: A New-England Folktale dönemin ortamını ve cadılığa bakışını yansıtması bağlamında çok başarılı bir film. Bu yapımı modern trendlere göre değerlendirenler ya da günümüzün kalıplaşmış cadı filmleri gibi düşünenler (korkutma odaklı, birden bire beliren korkutucu ve tuhaf yaratıklar, müzikler vs.) beklediklerini bulamayabilir.

Filmin en başında son anına kadar başarıyla inşa edilmiş harika bir kurgusu var

Filmin esas odaklandığı nokta 17. yüzyılın dini görüşünü (Ortaçağ Hristiyanlığı diyebiliriz) ve cadılığa olan bakışını aktarabilmek. Bu amacına inanılmaz bir başarıyla ulaşıyor. Filmdeki aile hiç şüphesiz ki Püriten yani bağnaz bir kafa yapısına sahipler. Dinlerini yaşarken düştükleri o bağnazlık günümüzden bakılınca saç bağ yoldurtacak derece katı ve tavizsiz görünüyor.

Bu bağnaz ailenin cadı fikrine dahi tahammül edememesi ve temelde onlara karşı duydukları korkular gerçekten dönemin havasını yansıtarak aktarılmış. Aile bireylerinin verdikleri tepkiler bizler için anlaşılması zor; ancak ben filme seyrederken empati yapmaya çalıştığım zamanlar gerçekten yaşadıkları o çaresizliği ve bağnazlığı hissederken bile ürperdim. Ya orada olsaydım ne yapardım, diye sordum kendime… Ne gidebilecek bir yer var, ne de sığınabilecek bir kişi ya da yer…

Cadılıkla sembolleştirilen figürlerin adım adım ön plana çıkması (keçi, tavşan, kuzgun vs.) ve bunların etkisini adım adım artırması gibi detaylar filmi izlenebilir kılan önemli dokunuşlardı.

Yazıyı daha fazla uzatmak istemiyorum. Bu yazıda filmi inceleme amacı yok. Sonuç olarak bu filmi klasik anlamda, uçan kaçan, korkutan, zıplatan, büyüler yapan, özel efektler kullanılan akıcı, kurgusal olarak karmaşık bir cadı filmi beklentisiyle seyrederseniz filmi beğenmeme olasılığınız çok yüksek.

Ancak dönemin dini anlayışını, cadılığın insanlar üzerindeki etkisini ve genel anlamda 17. yüzyılı seyretmek isterseniz kesinlikle doğru filmdesiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz