Loki bölüm 6

Loki 6. bölüm güzeldi ama tadı damağımda kaldı… Eminim size de öyle olmuştur. Sonuç olarak kutsal zaman çizgisi denilen bir çizgi gerçekten varmış. Zaman Koruyucuları sahte olsa da sistemin tamamı gerçekmiş. Mobius ve diğer ajanların zaman kırılmalarını önlemek için yaptıkları düzeltmelerin bir anlamı varmış. En azından her şey sahte değilmiş…

Loki ve Sylvie zamanın sonundaki kaleye ulaştı. Orada kapıyı açıp açmama konusunda şöyle bir tereddüt yaşasalar da oraya kadar gidip de dönmek olmazdı. Kapı kendiliğinde açıldı. Bunun nedenini biliyoruz. Marvel’ın yeni kötüsü onlar buraya gelene kadar olacak her şeyi zaten biliyormuş ve onların yolunu inşa eden bizzat kendisiymiş…

Loki ve Sylvie’yı içerde Eti cin kafa karşıladı ve her ikisine de gerçekten kendileri için son derece cazip teklifler yaptılar. Bu bence onlar için doğrudan bir imtihandı ve sınavı yüksek puanla bitirdiler. Çünkü az sonra Kang onlara bu sistemin krallığını teklif edecek. Cin kafanın teklifi bence onların yeterliğini ölçmek için yapılmıştı.

Kang’in Teklifi Bir Kandırmaca mıydı?

Az sonra açılan kapının ardında çok daha karizma olmasını beklediğimiz Kang kendisini gösteriyor. Üstelik elinde bir elmayla. Peki neden elma? Neden portakal ya da muz değil? Yoksa elma Kang’in favori meyvesi mi? Hayır tabii ki… Bu Adam ve Havva olayına yapılan bir gönderme ve bir metafor. Elma yeniden doğuşu veya bir taraftan Cennet hayatının bitişini diğer taraftan ihaneti ve aynı zamanda dünya yaşamının başlangıcını simgeliyor.

Biraz sonra aslında hem ihanete hem sonlara hem de yeni başlangıçlara şahit olacağız. Loki ve Sylvie burada teorik olarak Adem ve Havva olmak şansı yakalıyor… Ancak Loki’lerin hamuru ihanetle, güvenilmezlikle, güvenememekle yoğrulduğu için olanlar oluyor ve son anda yine ihanet seyrediyoruz.

Kang’ın olayını uzun uzun anlatmıyorum. Görüldüğü üzere onun için zamanın tamamı sanki bir bütün gibi. Başı ve sonu görebiliyor. Bu nedenle ilk versiyonum dediği kişinin 31. yüzyılda ortaya çıktığını söylüyor. Zaman şeridinin sonunda olduğu için 31. yüzyıldan geçmiş olarak bahsetmesi normal.

Özet olarak Kang versiyonları diğer evrenlerdeki kendileriyle bilgi paylaşımı yapıyorlar. Ancak bu sırada muhtemelen gelecekte göreceğimiz Kang’in kötü versiyonları kendi doğalarının gereğini yapıyorlar. Diğer evrenler benim olmalı… Gerçeklikler arasındaki sınırlar kalkıyor ve büyük bir savaş başlıyor. Kaos dönemi…

Ancak işte bu Kang başta gördüğümüz mor kafanın yani Alioth’nın gücünü kullanarak diğer versiyonları bastıracak bir güce ulaşıyor ve bingo… Çoklu evren savaşları sona eriyor. Kang’ın bu iyi versiyonu Loki dizinin başından itibaren gördüğümüz sistemi kuruyor. Böylece diğer varyantların ya da herhangi birisinin zamanda yaptığı en küçük bir değişimi bile fark edip onu hemen yok ediyor. Olay bu…

Peki, Kang neden bizim Loki’leri kendisine çekiyor? Onlardan ne istiyor? Özetle; gelin ve benim tahtıma yerleşin, her şeyi siz kontrol edin, diyor. Milyon hayat yaşadım, tüm senaryoları gördüm. Çoklu evren savaşlarına engel olmanın tek yolu bu… Ancak sıkıldım artık… yaşlıyım.. bu oyun genç olanlar için…

Kang kendisine halef arıyor ve sonunda halefin aslında iki kişi olduğunu anlıyor.

Kang yalan mı söylüyor?

Onun yalan söylediğini düşünmüyorum. Onun kurduğu bu sistem sonuç olarak gerçekten işe yarıyor. Ancak o konuşması sırasında birden eşiği aştıklarını söylüyor. Bunun anlamı şu: O bu ana kadar olacak her şeyi kelimesi kelimesine biliyordu. Ancak bu andan sonra olacak her şeyi özgür iradeye devrediyor. Loki’lerin ne yapacağını bilmediği için onlardan kaçamayacak. Zaten artık bunu istemiyor. Ne olacaksa olsun moduna girmiş. Yine karşılaşacağız, demesinin anlamı da işte bu. Ben ölüyorum ama diğer varyantlarımla karşılaşacaksınız… Sahneyi gençlere bırakıp çekiliyor. Bence onun olayı bu… Oyun içinde oyun falan kurmuyor.

Ancak tam burada iki Loki’nin yolları ayrılıyor.

Yol Ayırımı

Sylvie’nın öfkesini anlayabiliyoruz. Hayatı elinden alınmış ve kıyametlerde saklanmış birisi o. Öfkeyle dolmuş. Henüz daha çocukken yaşamaya başladığı acılar bir ömür birikmiş. O işte burada sonucu ne olursa olsun Kang’i öldürmek istiyor.

Ancak Loki, daha sistematik düşünüyor. Bunu en sonda yaptığı konuşmadan da anlıyoruz. Hata yaptık, diyor heyecanla…

Loki, Kang yalancı olsa da bu konuda yaşan söylemiyor, bunu biliyorum, diyor. Loki bu sistemi, bu düzenin bozulmasını istemiyor. Çoklu evren savaşları, bir başka karmaşa ve kaos ortamı yaşanmasın istiyor.

Taht peşinde falan değilim, diyor. Seni istiyorum Sylvie… Bunu tam olarakdile getirmese de durum bu. Ancak Sylvie doğası gereği kendi varyantına bile güvenemiyor.

İşte bu an Loki’nin kalbinin parçalandığı an… İçinde bir şeyler kırılıyor. Kalbimi açtım sana, neden güvenmedin bana?

Şeytan Loki’nin master planı işliyordur, değil mi? Aslında master plan falan yok… Loki hayatında ilk kez birisine kalbini açtı ama karşısındaki kendisi olunca işler istediği gibi gitmedi…

Loki gerçekten Sylvie’yı sevmişti. Gözyaşı döküyor. Olabildiği kadar samimi ve içten davranıyor. Ancak Sylvie onu seçmiyor. Kendi planına sadık kalıyor ve ben sen değilim, diyerek onu itiyor.

Bu, Loki için hayalimizden de öte bir trajedi. Loki adeta kendi doğasıyla çatışmış ve kendisi de olsa Sylvie ya kalbini açmıştı ama sonuç hüsran oldu onun için…

Maalesef iki Loki’nin yolları bir daha birleşmemek üzere sonsuza kadar ayrıldı. Lokinin yaşadığı hayal kırıklığı ve kalbinin paramparça oluşu işte ekrana böyle yansıyor.

Final üzerine

 Finalde bize sağlam bir ters köşe yapıldı. Loki’nin kim olduğunu bile bilmeyen bir Mobius gördük… Burada iki olasılıktan söz edebiliriz. Ya Loki çoklu evrenlerden birisine düştü ya da zaman şeridindeki kırılmalar zamanın çok öncesinde başladığı için yaşananlar çoktan değişti. Ama ne olursa olsun tüm evrenlerde kaos başlamış… Artık her şey kontrolden çıkmış… Zaman şeridinde sayılamayacak kadar fazla kırılma yaşanıyor. Her kırılma kendi gerçekliğini oluşturduğuna göre sayılamayacak kadar gerçeklikten var karşımızda…

Loki’nin gördüğü heykel muhtemelen Kang’in kötü versiyonlarından birisine ait. Kang zamanın sonunda yaşamını yitirdi. Onun ölümü zaman şeridindeki değişimleri zamanın herhangi bir yerinde başlatacak. Bu nedenle az önce söylediğim gibi Lokinin düştüğü zaman çizgisi uzun zaman önce değişmiş de olabilir. Eğer bu olasılık gerçekleşirse Loki’nin hatırladığı ve beraber savaştığı Mobius u hiç göremeyebiliriz; çünkü bu savaşın hiç yaşanmamış olması söz konusu olacak.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz