The Pledge Söz-1

İnsanı derinden etkileyen bir drama filmi… Ağır ilerlese de izleyiciyi kendisine bağlayabiliyor ve tuhaf bir şekilde filmin bitmesini istemiyorsunuz. Usta oyuncu Sean Penn bu filmin yönetmenliğini üstlenmiş ve görünüşe göre izleyicilerin bam tellerine dokunmayı iyi biliyor. Eline Jack Nicholson gibi rolünü yaşayan bir oyunculuk üstadını almış ve geriye sahneleri ilmek ilmek dokumak kalmış.

Verdiğiniz sözlere ne kadar sadıksınız bilemem; ancak aramızda muhtemelen bu konuda Jerry gibi takıntılı insanlar vardır. Hele bu söz daha minicik, masum mu masum, tertemiz çocuğu tecavüz edildikten sonra vahşice katledilmiş bir anneye verilmişse… Jerry emekli olduğu gece belki de mesleğinin son saatlerinde, geride kalan yaşamını tamamen değiştirecek bir söz verir…

Katili bulacaktır; ruhunu bu söze diyet olarak koyar Jerry. Acılı anne dedektifi bu sözle bağlamak ister; ancak dedektif daha bu sözü vermeden katili bulacağına zaten kendi kendine söz vermiştir. Yoksa emekliliğinin başlangıç saatlerinde burada ne işi vardı?

Orijinal Adı: The Pledge
Tür: Suç, drama, gizem
Yönetmen: Sean Penn
Ülke: Amerika, Kanada
Gösterim Tarihi: 19 Ocak 2001 (Kanada)
Oyuncular: Jack Nicholson, Patricia Clarkson, Beau Daniels, Benicio Del Toro, Aaron Eckhart
Süre: 02 saat 04 dakika
IMDB: 6,8 – 25. Kare puanı: 7,5

Zordur Bir Köşeye Çekilmek

Jerry’nin bu filmde yaşadığı duygulara benzer duyguları Oscar ödüllü İhtiyarlara Yer Yok (2007) filminde de görmüştük. Filmin incelemesi kanal üzerinde var. Jerry, odasındaki eşyalar toplandığı sırada koltuğuna yaslanır ve hayatını yansıtan fotoğraflara tek tek bakar.

Sonra gözleri dalar gider, belli ki hâlâ inanamamaktadır bu emeklilik işine… Hayatında kimse yoktur zaten; iki kez evlendiğini, ikisi de kaybettiğini öğreniriz. Onun yaşamında kendisi için düzenlenen partiye bile sinen derin bir yalnızlık vardır. Herkes eşiyle, yakınızla dans ederken o bu dünyada değildir; yalnızdır; tedirgindir ve partiye bir anlam vermekte zorlanmaktadır ve daha da tuhafı sanki uzaklarda işlenen cinayeti hissediyor gibidir.

Bir şeylerin ters gittiğini anlar ve meslektaşlarının telaşını kaçırmaz; çünkü Jerry mesleği ile evlidir. Ne o mesleğini bırakacaktır; ne de mesleği onu…

Dram filmlerini seviyorsanız, gerçekten etkili bir anlatım dili yakalamayı başarmış bu filmi kaçırmayın derim.

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

Katil Kimdi?

Katil, filmin başlarında Jerry’nin, ölen kızın büyükannesinin evini sormak için girdiği Noel eşyaları satan kadının Oliver diye seslendiği kocasıydı. Oliver’ı çok kısa bir an görüyoruz.  

Öncelikle adamın boyunun uzun olması gerekiyor. Buna işaret eden yönetmen dokunuşları görüyoruz. Jerry, adres sormak için dükkana girdiğinde kapının üzerindeki çan seslerini duyuyoruz. Jerry kafasını kaldırıyor ve oraya bakıyor. Buraya kadar sıra dışı bir durum yok.

Ancak Jerry az sonra oradan çıkarken yönetmen sarsıcı dokunuşunu yapıyor. Kullanılan çekim açısına dikkat. Bu kez doğrudan çanları görüyoruz. Ama onların ne kadar yukarıda olduğuna dikkat. Kapı o kadar yüksek ki çanlar Jerry’nin boyunun çok üzerinde kalıyor. İşte bu sahne, çizimlerde gördüğümüz o sevimsiz deve yapılan ilk göndermeydi. İlerde Oliver, kızın yanına giderken yine bu çanlar gösterilir bize. Yönetmen tarafından sahneye bırakılan bir başka ipucudur bu.

İkincisi ipucumuz şu: Dükkanda kısa bir süre de olsa gördüğümüz Oliver’ın saçı araçta arkadan gördüğümüz adamın saçıyla aynı renkte; çünkü onlar aynı kişiler. Bu araç zaten plakadan anladığımız kadarıyla kıza doğru giden ve kaza yapan aracın ta kendisi.

Son iki ipucumuz ise oyuncak kirpiler ve çikolatalar. Katilin çocuklara çikolata verdiğini biliyoruz. Oliver’ın karısı tam da kocası dükkandan çıkarken çikolata arıyor ama bulamıyor; çünkü Oliver muhtemelen dükkanda kalan son çikolataları çocuğa vermek için yanına almıştı.

Son olarak aracın içerisinde hem kazadan önce hem de kazadan sonra gösterilen kirpi oyuncakları bir kez daha bizi katilin kimliğine ulaştırıyor. Çizimlerden anladığımız kadarıyla katil çocuklara bu kirpilerden veriyordu (Bunlar aslında kirpi şeklinde ayakkabı temizleyicisi gibi bir şey). Oliver, dükkandan çıkarken kirpilerin tamamını almamış; sadece ihtiyacı olduğu kadar almıştı. Minik kıza bu kirpilerden verecekti.

Sonuç olarak kendisini çocuklara büyücü olarak tanıtan katil Oliver’dı. Onun kaza sırasında cayır cayır yanarak öldüğünün üzerine basa basa gösterilmesi sanıyorum işlediği iğrenç günahlardan ötürü Cehennem’i daha bu dünyada tatmaya başladığına işaret ediyordu.

The Pledge- Söz film incelemesini 25. Kare üzerinden seyredebilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz