10.7 C
İstanbul
KategorilerAksiyonÇılgın Bir Film: Old Boy- İhtiyar Delikanlı

Çılgın Bir Film: Old Boy- İhtiyar Delikanlı

Old Boy- İhtiyar Delikanlı (2003), Güney Kore sinemasının eşsiz örneklerinden birisi. İnsan doğasına odaklanan filmler bence her zaman daha kalıcı ve daha etkili oluyorlar. Bu filmde sıradan bir günde birden bire kaçırılan ve tam 15 yıl boyunca kapalı bir yerde tutulan bir adamın, oradan çıktıktan sonra kendisine bu kötülüğü yapanları araması konu ediliyor.

İhtiyar Delikanlı bize bence temelde üç şey öğretiyor.

1. İntikam soğuk yenen bir yemektir. Bu maddeyi açmıyorum; çünkü doğrudan spoiler olacak. İntikamın soğuk yenen bir yemek olduğunu ben Game of Thrones dizisinde iliklerime kadar hissetmiştim. İhtiyar Delikanlı da bana benzer duyguları yaşattı.

2. Hedefsiz insan yaşayan bir ölüden farksızdır. Karakterimizi tam 15 yıl boyunca ve sonrasında tabii ki canlı tutan şey intikam arzusuydu. Buna ona kim ya da kimler yapmıştı? Bunu öğrenmeli ve bunun intikamını almalıydı. İşte bu duygu onu canlı tutuyordu; pes etmiyordu. Onlarca kişiyle kavga ediyor ama yenilmiyordu; çünkü içindeki intikam arzusunun ateşi sönmek bilmiyordu. Ancak filmin izleyenlerin anlayacağı üzere karakterimiz bu konuda yalnız değildi.

3. Yaşamınızda doğru analizler yapabilmek, insanları doğru anlayabilmek için, doğru kararlar alabilmek için doğru soruları sormak çok önemlidir. Doğru soruları sormasını beceremeyen insanlar hayatta başarılı olamazlar. Filmde karakterimizi ateşleyen, onu yıllarca canlı tutan sorunun zamanla nasıl değişim gösterdiğini fark edeceksiniz. Bana bunu kim yaptı, sorusu doğru bir soru muydu? Filmi seyredenler zaten bu soru üzerine düşünecektir. Bu soru onu belli bir hedefe yönlendiriyordu; ama sonradan öğrendikleri onun doğru soruyu sormayı beceremediğini gösterdi.

Son olarak şunu söyleyeyim.

Karakterimizi bir sahnede canlı canlı bir ahtapotu yerken görüyoruz. Bu sahnede iğrenmemek elde değil. İnanılmaz bir sahneydi. Bu sahne bizi aslında bundan sonra göreceklerimize hazırlıyordu. Bu filmi izleyecekseniz kan dolu vahşi sahnelere ve bunun da ötesinde bazı sapkınlıklara hazır olmalısınız. Sapkınlıktan kastımı açmıyorum; çünkü spoiler vermiş olurum bu durumda.

Mideniz genişse, bazı durumların sizi iğrendirebileceğini gerçeğini kabul ederek bu filmi izleyebilirsiniz. Film sona erince “Vaktimi boşa harcadım, lanet olsun” demeyeceğinize garanti verebilirim.

Şimdi biraz da spoiler içeren birkaç detaya değinmek istiyorum.

Orijinal Adı: Oldeuboi
Tür: Aksiyon, drama, gizem
Yönetmen: Chan-wook Park
Ülke: Güney Kore
Türkiye Gösterim Tarihi: 15 Ekim 2004
Oyuncular: Choi Min-sik, Yoo Ji-Tae, Kang Hye-jeong, Kim Byeong-Ok
Süre: 2 saat
IMDB: 8,4 – Kare puanı: 8,0

Hikayenin Özü Neydi?

Hikaye filmde parça parça verildiği için özetlemekte yarar var. Her şey aslında uzun yıllar önce Woo-jin Lee ve Dea-Su Oh’un lise yıllarında başlıyor. Dea-Su’yu kaçıran adam o zamanlarda kız kardeşi Lee Soo Ah’la bir ilişki yaşıyordu. Bu ilişkiyi bilerek ve isteyerek yaşıyorlar. Ancak oldukça çapkın bir karaktere sahip olan Dea-Su bir gün bu ikiliyi ilişkiye girerken görüyor ve bunu herkese yayıyor; yani dilini tutamıyor.

Bu ilişki ifşa olunca özellikle Lee Soo Ah bunu kaldıramıyor ve hastalanıyor. Bu hastalığı sırasında acıdan dolayı karnı şişiyor. Aslında anladığımız kadarıyla Lee Soo hamile değil; ama karnı şiştiği için insanların ağzında bir de bu söylenti dolaşmaya başlıyor. Sonuç olarak Dea Su, kendisini nehre bırakarak intihar ediyor. Kardeşi de bu söylentileri çıkaran kişiden intikam almak için yemin ediyor. Bu intikamı hayatının amacı haline getiriyor.

Dea Su, her şeyi unutmuş kendi yaşamına dalmışken bir yerlerde onun için bilenen bir adam bulunuyordu. Dea Su, 15 yıl sonunda hapsedildiği yerden çıkarken intikam alma hayalleri kurarken onun çıkışı bile aslında Woo-jin Lee’nin korkunç planının bir parçasıydı.

Dea-Su Oh’u ve onun kız çocuğu olan Mi-do’yu hipnotize ettirmiş ve ikisinin bir restoranda karşılaşmasını sağlamıştı. Her ikisi de diğerini tanıyamadılar (ki zaten onlar birbirini en azından 15 yıldır görmüyorlardı ve birbirilerini tanımamaları bu bağlamda normaldi) ve gelişen olaylar sonrasında bu ikisi cinsel ilişkiye girdiler. Bu durum bir etme bulma dünyası olarak nitelenebilir. Yıllar önce Woo-jin Lee’yi kız kardeşiyle ilişkiye girdiği için rezil eden Dea-Su Oh şimdi daha korkunç bir duruma düşmüştü.

Sadece Bu Kadar Değil

Woo-jin Lee’nin intikamı bulunla sınırlı değildi. Babası Dea-Su Oh’yu bir yabancı sanan Mi-do’nun da bu durumu bilmesini istiyordu. “Biz Lee Soo Ah’la bilerek birlikte olduk. Bakalım siz bunu öğrenince birlikte olabilecek misiniz?” mantığı ile hareket ediyordu. Bunu da yapmak üzereydi. Eğer Mi-do o kutuyu açsaydı içinde aile fotoğrafları görecekti ve her şeyi anlayacaktı.

Ancak Dea-Su Oh, kendi eliyle kendi dilini kesince ve Woo-jin Lee’nin ayaklarına kapanınca her şey değişti. Woo-jin Lee bu kadarını yeterli gördü ve devamını getirmedi.

Woo-jin Lee Neden İntihar Etti?

Çünkü, hayatındaki en büyük amacı gerçekleşmişti. 15-20 yıl bir intikam için yaşadığını düşünürsek bu intikamı aldıktan sonra bir boşluğa düşmesi kaçınılmazdı. Bu plan adeta onun yaşam amacı haline gelmiş. “Şimdi ne için yaşacağım?” demişti finalde. Sonrasında da muhtemelen düşünmekten kurtulamadığı o sahneyi yani kardeşinin suya düştüğü sahneyi kendi zihninde tekrar canlandırdı ve tetiği çekti. Yaşaması için bir amacı kalmamıştı.

Final Üzerine

Finali nasıl anlamak gerekiyor? Finalde aslında kaybeden tarafın Dea-Su Oh olduğu netleşiyor. O her ne kadar hayatta kalsa da bildiklerini hayatı boyunca kimseyle paylaşamayacak özellikle de kız çocuğuyla. Dea-Su Oh en sonda çocuğuna sarılırken önce gülümsüyor; sonra ağlıyor. Gülümsemesi bir zafer kazandığını düşünmesinden ve çocuğunu yıllar sonra ilk kez kucaklamasından ileri gelirken (filmin başlarında onunla telefonda konuşmuştu) ardından aslında bu oyunu kaybettiğini fark ederek ağlıyor.

Onun gibi çapkın birisi, ona buna sarkıntılık yapan birisi bile ki film boyunca 2-3 sahnede onun sapık davranışlarına şahit olduk (kadınlara bakışı ve filmin başında karakoldaki sahne…), çocuğuyla birlikte olamayacak ve yaşadığı her an onun için bir çileye dönüşecek.

Evet, İhtiyar Delikanlı oldukça etkili bir anlatım diline sahip sarsıcı bir film.

Son Eklenenler

En Popüler

Bilimkurgu Dizisi Constellation 3. Bölüm Anlatımı

0
Başrolünde Noomi Rapace'ın yer aldığı Apple TV+ bilim kurgu dizisi Constellation yılın en iyi dizilerinden birisi olmaya aday görünüyor. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda Jo ve...

Freud’s Last Session | Freud’un Son Dersi

0
Anthony Hopkins'in başrolünde yer aldığı Freud's Last Session Eylül 1939'da, Hitler'in Polonya'yı işgal ettiği zamanlarda geçiyor. Ateist Freud, böylesine mükemmel bir zekanın Tanrı'ya nasıl...

Masters of the Air Gerçek Bir Hikaye mi?

0
Bombardıman pilotlarını konu alan yeni bir 2. Dünya Savaşı draması Masters of the Air, 26 Ocak'ta Apple TV+'da gösterime girdi. Mini dizinin yapımcılığını üstlendiği...

Pinhead mi, Pennywise mı? | Kim Kazanır?

0
Bir önceki yazıda (ve videoda) Hellraiser serisinin 1987 yapımı ilk filminden bahsetmiştim. Şimdi Cenobite’ların lideri gibi hareket eden Pinhead’in güçlerini konuşma zamanı…Cehennem’in bekçisi Pinhead...
spot_imgspot_img
0BeğenenlerBeğen
1,315TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

İlgili Makaleler

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

spot_imgspot_img