Premonition- Sıra dışı-2

Premonition- Sıra Dışı (2007) Sandra Bullock’un yer aldığı bir gizem filmi. Filmin konusu kısaca şöyle: Linda Hanson isimli bir kadın beklemediği bir anda kocası Jim’in trafik kazasında öldüğü haberini alıyor. Oldukça üzülen ve hatta depresif hallere bürünen kadın ertesi sabah uyandığı zaman kocasını sağlıklı bir şekilde karşısında görüyor. Linda daha önce gördüklerinin bir rüya olabileceğini düşünür ancak tekrar uykuya daldığında bu kez kocasının öldüğü günü tekrar yaşamaya başlar.

Premonition’ın yönetmeni olan Mennan Yapo muhtemelen Almanya’da doğan, büyüyen Türk asıllı birisi ve tam adı Mennan Yapıcıoğlu. Ben bu bilgiye filmi seyrettikten sonra yönetmenin diğer filmlerine göz atmak isteyince ulaştım.

Spoiler vermeden bu film hakkındaki düşüncelerimi şöyle özetleyebilirim: Ben Sandra Bullock filmlerini takip eden birisiyim. Bu filmdeki kadar ruhsuz oynadığı, rol yapmadığı (ya da yapamadığı?) bir film daha görmedim dersem abartı olmaz. Filmin tamamında ve özellikle bazı sahnelerde duyguları yansıtmaktan son derece uzaktı. Sandra Bullock önceden bu kadar hissiz ve ruhsuz bir oyuncu değildi. Ben Amerika’da katıldığı bir talk showda yüz görünümünü korumak için yaptırdığı sıra dışı bir yöntemden bahsettiğini dinlemiştim. Hatta bu sözleri tepki çekmişti ve haber olmuştu; çünkü orada çocukların dokularının yüz naklinde kullanıldığını “ağzından kaçırmıştı.” Bu gibi operasyonlar sonrasında mı yüzü bu kadar donuklaştı diye merak etmiyor değilim.

Filmdeki karakterler hakkında neredeyse hiçbir şey öğrenemiyoruz. Karakterlerin duygusal takibini yapamıyoruz; çünkü buna yer verilmiyor. Ne Linda ne kocası ne de diğer bazı önemli karakterlerin kim olduğu, ne yaptığı, aralarındaki ilişkilerin temelleri, başlangıçları, sonları, sonrası… Tamamen bir boşluk. Linda ve kocası sanki iki yabancı gibi. Ne zaman araları bozuldu ya da araları iyi miydi zaten… Jim kimdir? Ne iş yapar? İş yerindekilerle ilişkisi nedir? Karısını seviyor mu? Sevmiyor mu? Bazı işlere neden başlamış? Spoiler olmaması için bu soruları açıkça yazmadım ama filmi seyredenler ne söylemek istediğimi anlayacaktır.

Filmin gizem tarafı düşünsel olarak fena değil ve bundan iyi bir gizem filmi çıkabilirdi; ama kurgu çok sıradan ve çok kötü. Gizemi bağladıkları nokta çok yetersiz ve rezalet bence… Bu şekilde sayısız senaryo yazılabilir; çünkü mantıksal bir örgü aramanıza gerek kalmıyor. Bağla bir yerlere ve olsun bitsin… Oh ne güzel…

25. Kare’deki yorumların altına bu filmin incelenmesi için istek gelmişti. Filmi bu nedenle dikkatle seyretmeye başladım. Ama film sona erince bende oluşan o duyguları tarif etmekten acizim şu an. Filmden geriye kalan en azından benim için kocaman bir hiç.

Sandra Bullock neden böyle bir filmde rol alır? Aklım almıyor. Paraya ihtiyacı olduğunu falan da hiç sanmıyorum ama bilemiyorum…

Bu arada filmin gizem yönünü ciddiye alıp da çözüm yazmak için inanın bir dakika bile zaman harcamak istemiyorum. Yapımcılar önce kendilerini ciddiye alsalardı… O zaman sonra ben filmin çözümü için oturur tek tek sahneleri incelerdim. Hem de seve seve… Bu yazıyı film konusunda bir not düşmek için yazıyorum açıkçası…

Yazık…

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz