Wonder Woman-1984-3

Tam 3 yıldır beklediğimiz Wonder Woman’ın devam yapımı olan Wonder Woman 1984 filmini dün seyretme şansı yakaladım. İlk filme bayılmıştım; ikincisi ilk yapımın heyecanını ve ihtişamını yansıtmaktan uzak bir yapım olmuş. İlk yapım bizleri Amazon’ların ve tanrıların dünyasına çekmeye başarmıştı; ancak ikinci yapım Diana gibi sağlam bir karakteri yeterince ön plana çıkaramayan ortalama bir filmdi.

Şimdi filmin artı ve eksilerinden bahsetmek istiyorum. Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

Orijinal Adı: Wonder Woman 1984
Tür: Aksiyon, macera, fantastik
Yönetmen: Patty Jenkins
Ülke: Amerika, İngiltere, İspanya
Oyuncular: Gal Gadot, Chris Pine, Pedro Pascal, Kristen Wiig, Robin Wright, Connie Nielsen, Lilly Aspell
Süre: 2 saat 31 dakika

1. Yapımın süresinin iki buçuk saat olmasını 3 yıldır beklenen bir devam filmi için çok görmedim.

Film eğer dolu dolu olsaydı bu süre hiç sorun olmazdı. Ancak filmde bu süreyi doldurmak için çok da gerekli olmayan sahnelerin yer aldığını düşünüyorum. Özellikle Steve’in bisikletten uçağa; metrodan çöp sepetine kadar her şeyi ilk kez keşfettiğini gösteren sahneler çok uzundu ve bir yerden sonra beni sıktı. Sıkmasından öte çok yapay geldi… İkilinin buluştuktan sonra eve yürümeleri, sonra evdeki konuşmaları ve sabah uyandıktan sonraki konuşmaları, metroya giderken yaşadıkları… Bu sahnelerin bende oluşturduğu izlenim yapaylıktı… Sıkıcı ve sıradan sahnelerdi…

2. Senaryoyu zayıf buldum

“Bir dilek tut ve dileğin gerçekleşsin… Ancak herkesin dileği gerçekleşirse dünya yaşanmaz bir yer haline gelir; çünkü insanın arzularının sonu yoktur ve insan doyma bilmez.” Film sona erince bu senaryo için mi 3 yıl bekledik diye sordum kendi kendime. Çok basitti; sürprizden uzak ve tamamen beklendiği gibi sona ermesi de ayrıca bir handikap. İlk filmde bize yaşatılan o final sürprizini hatırlayın. Beklemediğimiz bir kişiniz birden gerçek yüzünün belirmesi… Tanrısal bir güç olarak Diana’nın karşısında belirmesi… İkinci filmin senaryosunda Max Lord’un kendisini dilek taşına dönüştürmesi dışında final de dahil her şey beklendik şekilde ilerledi ve tam bir sıradanlıkla sona erdi.

3. Steve bir kahraman olarak öldü ve gitti

Onun birden ortaya çıkması bana öyle duygusal bir durum yaşatmadı. Diana’nın onu unutmaması gayet güzel ancak senaryonun Steve’den devam etmesi beni gerçekten sıktı… İnanılmaz paralar kazanan dev şirketlerin, hayalimizden öte teknik imkanlara sahip yapımcıların Amazon savaşçısı efsanevi bir karakteri için buldukları senaryo Steve’in hayata dönmesi… Hayretler içerisindeyim.

4. Hem Çita karakteri hem de Wonder Women sahneleri bence çok yetersizdi

Filmin başına eklenen Diana’yı anlatan sahneler belki de bu yüzden filme eklendi. Final kavgası gerçekten çok zayıftı. Diana başta tam bir klasik olarak onun dövüşmek istemiyordu ve Barbara’ya ulaşmaya çalışıyordu; ancak ulaşamadı ve dövüşü hemen sona erdirdi. Karşısında ona denk bir rakip yoktu.

5. Diana’nın finalde Diana’nın Max Lord’un yanına yaklaşamadığı sahne ve burada yaşananlar çok yetersizdi

İnsanların tamamının hepsinin Diana’nın konuşması sonrasında kemendin gücü sayesinde bile olsa isteklerini geri alması… Max Lord gibi bir güç manyağının her şeye ulaştıktan sonra çocuğunu kurtarmak için dileğinden vazgeçmesi… Bunlar her şeyden öte sıradandı, yapaydı. Sanki finale gelindiği için bir anda her şey normale dönmeliydi ve böyle basitçe bitiverdi her şey… Bu kadar kolay ve basit olmamalıydı…

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz