12_monkeys__poster-1

Bruce Willis ve Brad Pitt rol aldıkları bir bilim-kurgu klasiği olan Twelve Monkeys (1995) – 12 Maymun büyük bir başarı yakalamıştı. Gerek senaryonun orijinalliği gerekse izleyicileri hayal ve gerçeklik arasında ikilemde bırakan sahneleriyle adından hala söz ettirmeyi başaran filmin 2015 yılında dizisi yayınlanmaya başladı. Filmin yazarları Chris Marker ve David Webb Peoples ikilisiydi. Dizinin yazarları arasında bu ikili yer almıyor. Diziyi yazarları Travis Fickett ve Terry Matalas.

Bu yazıda dizi ve film arasında görülen benzerlikleri ve ayrılmaları konuşalım. Yazıda bolca spoiler olacağı uyarısını en baştan yapayım.

Detaylara geçmeden önce ilk paylaşmak istediğim konu oyunculuklar arasındaki kalite farkı. Eğer dizi bir filmden alıntı yapılmasaydı ve kıyaslama imkanımız olmasaydı büyük olasılıkla bu kadar net ifadeler kullanamazdım. Ancak filmde Cole karakterini canlandıran Bruce Willis ve dizide aynı karakteri canlandıran Aaron Stanford arasında dağlar kadar fark var desem abartmış olmam. Bruce Willis filmde adeta rolünü yaşıyor. O kadar gerçekçi bir performansı var ki Cole’ün yaşadığı o yarı uyurgezer hali, delilik ve akıllık arasındaki gidip gelmeleri bizi bile ikilemde bırakıyordu. Adeta o atmosferi yaşıyorduk. Hele Cole polisler tarafında ilk bulunduğu zaman Dr. Kathryn ile nezarette yaptığı görüşme… Bruce Willis’in o sahnedeki performansı gerçekten inanılmazdı.

Orijinal Adı: Twelve Monkeys
Tür: Gizem, bilim-kurgu, gerilim
Yönetmen: Terry Gilliam
Yapım Yılı ve Yeri: 1995, Amerika
Türkiye gösterim Tarihi: 31 Mayıs 1996
Oyuncular: Bruce Willis, Madeleine Stowe, Brad Pitt, Jon Seda, Simon Jones
Süre: 2 saat 09 dakika

Diziye geçtiğimizde Cole rolünü oynayan Aaron Stanford yapaylıktan kendisini kurtaramıyor. Dengesiz birisi gibi rol yapmaya çalışsa da bu inandırıcı bir rol olmaktan o kadar uzak ki… Araca gizlice binerek doktoru kaçırdığı sahnenin aynısı filmde de yer alıyor. Sadece iki sahneyi seyretmeniz bile ne söylemek istediğimi net olarak görmenizi sağlayacaktır. İnandırıcılık konusundaki eksi puanım Dr. Railly’yi canlandıran Amanda Schull için de geçerli. Filmde rol alan oyuncu (Madeleine Stowe) ve dizedeki oyuncunun performansları çok farklı…

Şimdi somut örnekler üzerinden film ve dizi arasındaki farklara ve paralelliklere değinelim.

Filmde Cole karakterinin gelecekten gelip gelmediği tam olarak netliğe kavuşmuyor. Dizideyse Cole karakteri henüz ilk bölümden itibaren hem bizi hem de Dr. Railly’yi kendisinin gelecekten geldiğine tam olarak ikna ediyor. (Bu konuyla ilgili 25. Kare Youtube kanalından yayınlanan iki farklı videoyu seyredebilirsiniz.)

Cole filmin hiçbir yerinde herhangi birisi kendisini görürken ortadan kaybolmuyor. Buna seyirciler de dahil. Onun kaybolduğu sahneleri seyirciler olarak biz de diğer karakterlerle birlikte görüyoruz. Cole’ün ortadan kaybolduğu herhangi bir ana şahitlik edemiyoruz. Ancak dizi bunun tam tersi. Hem bizler hem de Dr. Railly onun ortadan kaybolduğu anları görüyoruz.

Cole filmde gelecekten geldiği konusunda sözleri dışında somut bir kanıt ortaya koyamıyor. Çocuğun saklandığı yeri bilmesi yine yoruma açık bir durum. Bacağından çıkan kurşunun durumu somut bir kanıt olarak görülebilir ama o sahnelerin Cole’ün kurgusu olup olmadığı konusunda soru işaretleri var. Ben şahsen o sahnelerin tamamen kurgu olduğunu düşünüyorum. Ancak dizide gördüğümüz Cole karakteri gelecekten geldiğini somut yani net delillerle ispatlıyor. Örneğin doktorun saatinin aynısını gelecekten alıp geçmişe getiriyor. Onları kullanarak zaman genişlemesi ya da yavaşlaması meydana getirebiliyor.

Film ve dizi arasındaki bir diğer fark doktorun ismi. Filmdeki doktorun adı Kathryn Railly; dizideki doktorun adı Cassandra Railly.

Dizinin başlarında Dr. Railly yaptığı bir konuşmada çeşitli zamanlarda insan ırkına büyük kayıplar verdiren çok yaygın salgınlardan bahsediyor (Atina’da M.Ö. 430’da tifo salgını, Bizans İmparatorluğunda görülen Jüstinyen salgını, yakın tarihte 14. Yüzyılda Avrupa’da görülen Kara Veba salgını…). Doktor dinleyicilere “Yeni bir salgınla ne zaman karşılaşacağız?” diye bir soru soruyor. Filmde Dr. Railly’nin de üniversitede yaptığı bir konuşma var; ancak içerikleri çok farklı. Filmdeki doktor bu konuşmada çeşitli zamanlarda görülen felaket tellallarından ve onların 1996 yılına ait kehanetlerinden bahsediyor. Ancak ne doktor ne de dinleyiciler bu söylenenlere inanmıyor. Hatta gülüyorlar. Dizide gördüğümüz doktorun tavrı bununda tam tersi. O yakın bir zamanda yeni bir salgın olabileceğini modern tıbbın buna hazır olması gerektiğini anlatmaya çalışıyor.

Dizideki Dr. Cassandra’nın bir sevgilisi bulunuyor. Filmde böyle bir durum yoktu.

Filmde Cole, doktoru kaçırdığında doktor onu önceden tanıyordu. Hatta adını bile doğru tahmin etti. Dizideki doktor Cole’ü daha önceden tanımıyor. Bu onların ilk karşılaşması.

Dizide gelecekten gelen Cole, Leland Frost isimli birisinin peşinde. O kişinin virüsü yaydığını düşünüyor ve amacı onu bularak öldürmek. Dizinin başlangıcında 12 Maymun Çetesinden söz edilmiyor. Bu çetenin ismi ilk bölümün sonlarında birisi tarafından telaffuz ediliyor. Yani Cole ilk başlarda 12 Maymun çetesinin peşinde değil. Filmdeki Cole (ve gelecekteki doktorlar) filmin başından sonuna kadar (havaalanı sahnesine kadar) virüsü 12 Maymun Çetesinin yaydığını düşünüyor.

Filmde Cole gelecekte hapis tutulduğu hücreden çıkarılarak altı kişiden oluşan doktor heyetinin karşısına getiriliyor. Doktor heyeti onunla bir pazarlık yapıyor. Dizi de bu pazarlığı Katarina Jones tek başına yapıyor. Katarina Jones, Cole’un hücresinin yanına gelerek ona görev teklifinde bulunuyor.

Filmde Dr. Kathryn Cole’ün bacağından I. Dünya Savaşına ait bir kurşun çıkarmıştı. Bu kurşun olayı dizide az bir farkla yer almış. Cole, polis kurşunuyla yaralanıyor. Sonra ışınlanarak ortadan kayboluyor. Tam iki yıl sonra doktorun karşısına çıkıyor. Bu olay doktora göre iki yıl önce gerçekleşmişti ama Cole için geçen zaman sadece birkaç dakikadan ibaretti. Doktor kurşunu çıkarırken buna çok şaşırdığını söylüyor. Filmdeki doktor kurşunun I. Dünya Savaşı yıllarından kalma olduğunu ancak balistik bir inceleme sonucu anlayabilmişti.

(Bu arada dizideki doktorun ilk kez gördüğü birisi için tam 1 hafta otelde beklemesi çok mantıksızdı. Aradan 2 yıl geçmiş, gördüğü adam söylediği tarihte buluşmaya gelmemiş… Ancak doktor hala onu bekliyor. Hiç mi işi gücü yok? Tamam, otele gitmesini anlıyorum. Ancak bir gün… iki gün.. üç gün… Adamdan iz bile yok. 1 hafta boyunca beklemesi çok mantıksız geldi bana. Bu arada dizideki mantık hatalarından bahsetmeyi düşünmüyorum. Çünkü dizi öyle yüksek kalitede bir yapım değil. Sahne sahne incelenmeyi hak etmiyor. Bu otel konusunu bir örnek olarak vermek istedim sadece.)

Virüsün mutasyon geçirmesi her iki yapımda da aynı. Virüs mutasyon geçirdiği için geleceğin doktorları ona bir çare üretemiyorlar.

Filmde salgının başlama tarihi 1996 yılıyken dizide bu tarih 2017.

Filmde salgın sonrası hayatta kalanların hepsi yer altında yaşarken dizide bazı insanların virüse karşı bağışıklığa sahip olduğu ve bunların yeryüzünde yaşayabildiği söyleniyor.

Filmdeki bilim adamları virüsün saf halinin peşindeyken dizideki bilim adamları bir tür sıfırlama tuşunun peşindeler. Bu tuş her neyse onların zamanı geri almasını sağlayacak. Böylece salgının başlamasını-oluşmasını durdurabilecekler.

12 Maymun dizi ve film senaryoları arasında görülen farkları ve benzerlikleri paylaşmaya çalıştım. Bu yazının dizi ve film senaryoları hakkında akıllarda oluşacak soru işaretlerine cevap olacağını düşünüyorum.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz