Into the Labyrinth-1

Türkçeye Labirentin İçinde (Into the Labyrinth) olarak çevirebileceğimiz yapımın orijinal adı L’uomo del labirinto. İtalyan yapımı bu film gizem ve beyin yakıcı film severler için farklı ve seyredilebilir bir alternatif. Bu yazıda filmin çözümünden bahsetmek istiyorum. Ama önce film hakkında spoiler vermeden birkaç ön bilgi vermek gerekiyor.

Samantha henüz küçük yaşlarda kaçırılmış ve uzunca bir süre kendisinden haber alınamamış bir kızdır. Bir süre sonra ormanlık bir alanda bulunur. Bir tarafa Doktor Green ona ne olduğunu anlamaya çalışırken diğer taraftaysa Bruno adlı bir tür dedektif onu kaçıranların izini sürmektedir.

Spoiler vermeden filmin konusunu böyle özetleyebiliriz. Into the Labyrinth’ın IMDB puanı 5,5. Aslında oldukça karmaşık bir konuyu ele alan film eğer finalde yaşadığı çuvallama olmasaydı daha yüksek puanlar alabilirdi.

Sonuç olarak gizem filmlerini seviyorsanız bu yapım sizi yer yer sıksa da son ana kadar ekran başında tutacaktır. Finalde aklınızın karışacağını ve filmi tekrar en baştan düşüneceğinizi garanti edebilirim. Ancak finalin sizi tatmin edip etmeyeceği konusunda bir şey söyleyemiyorum.

Orijinal Adı: L’uomo del labirinto
Tür: Korku, gerilim, gizem
Yönetmen: Donato Carrisi
Ülke: İtalya
Gösterim Tarihi: 30 Ekim 2019 (İtalya)
Oyuncular: Dustin Hoffman, Toni Servillo, Valentina Bellè, Vinicio Marchioni, Katsiaryna Shulha
Süre: 2 saat 10 dakika

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

Finalde Ne Oldu? Yaşananlar Gerçek Miydi?

Into the Labyrinth çözümün son 3-4 dakikalık finale sıkıştırıldığı bir yapım. Bu sahneyi iyi anladıktan sonra tüm film kolaylıkla anlaşılabiliyor zaten. Finalde o kısa zaman diliminde (barda geçen konuşmadan bahsediyorum) tam üç tane kesişim kümesi seyrettirildi bizlere.

Bunların birincisi televizyonda duyduğumuz gerçek haberler. İkincisi barda oturan ve muhtemelen oradan geçmekte olan bir adam ki onu film boyunca Bruno Genko olarak seyrettik. Üçüncüsüyse orada takıldığı ve zaman geçirdiği anlaşılan gözlüklü adam yani filmde Doktor Green olarak seyrettiğimiz kişi.

İşte filmde gördüğümüz tek gerçeklik bu sahneydi. Barda bulmaca çözen adam filmin tamamını hayal eden kişi. Bulmaca çözmesi, labirent tasarladığını söylemesi, hemen önünde filmde gördüğümüz oyuncağın durması, sorduğu sorular… Bunların hepsi onun karakterini göstermek için senaryoya eklenmiş detaylardı.

Bu adam kendisinin söylediği gibi emekli birisi ve muhtemelen zihinsel oyunlarla geçiriyor tüm zamanını. Bunlara kafayı takmış birisi.

Bruno (ki adının bu olup olmadığını asla bilemeyiz) ona nasıl zaman geçirdiğini soruyor. Adam da bulmacaları ve labirentleri işaret ediyor. Muhtemelen bunlara son derece takıntılı birisi…

Into the Labyrinth

Gerçeklerin Bir Anda Oyuna Adapte Edilmesi

Dikkat ederseniz adamlar konuştuğu sırada televizyonda iki haber duyuyoruz. Birincisi hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolan ve on beş yıl sonra beklenmedik bir şekilde bulunan Samantha Adretti. Onun Santro Caterina hastanesinde gözetime alındığı öğreniyoruz. Ayrıca o anda basına hiçbir açıklama yapmayan bir görevli görünüyor ekranda.

Bu haber adamın labirenti için gerekli olan ilk parçaydı. Hiçbir iz bırakmadan kaybolan bir kız. Adı biliniyor. Hangi hastanede yattığı biliniyor. Kaç yıl kayıp olduğu ve ne zaman, ne şekilde bulunduğu da… Adamın zihninde bu senaryoyu tasarlaması için gerekli bilgiler mecmuasının ilk parçası bunlardı.

İkinci parça orada oturan adamdı yani bizim Bruno. Konuşmada bardaki adamın ismini duymuyoruz. Bunu bizim labirent adam kurguluyor. Ama orada çok önemli birkaç nokta dikkat çekiyor. Bruno sanki uyuşmuş gibi masadaki eşyalarla oynuyor. Sigara içiyor ve alkol alıyor. Sonra zaman nasıl geçer ki falan diyor… Sonra da ne iş yaparsın sorusuna borç tahsilatı diye cevap veriyor.

Into the Labyrinth

Tüm bu bilgiler senaryoda Bruno’nun yerini netleştirmiş oldu

Labirent Adam kurgusu için gerekli ikinci parçaları bu kısa konuşmada ve yaptığı gözlem sonucunda elde ediverdi. Kurgusunda hayattan bezmiş bu adama bir amaç verdi. Hatta onun geçmişini bile kurguladı. Sonrasında da onu bir tür kahraman olarak öldürdü.

Son parça televizyonda duyduğumuz ikinci haberde geçiyor.  Mila Vasquez adındaki bir kadın ki sanıyorum bu kadın bir asker ya da polis, 24 saat önce ortadan kaybolmuş. Kadının fotoğrafı var. Adı zaten söyleniyor.

Bu haber sonrasında labirent adam için gerekli tüm malzemeler tamamlanmış oldu. Yapacağı tek şey bu kurguları zihninde tasarlamak ve bir labirent oluşturmak. Sonra da bu labirentin içerisine barda gördüğü adamı ve televizyonda duyduğu isimleri gerçeğe uygun bir şekilde yerleştirmek. Dikkat ederseniz Samantha’nın içinden asla çıkamayacağı bir labirentin içerisinde olduğu söylenmişti.

Yönetmen bunu anladığımıza emin olmak için labirent adama şunu söyletiyor: “Öneriniz için teşekkür ederim.”  Bruno ona hiçbir öneride bulunmadı normalde. Labirent adam, bu kısa süre içerisinde karşısındaki adamdan ilham almıştı. Yani Bruno ona farkında olmadan bir öneride bulunmuştu.

Bu arada finaldeki konuşmada labirent adam İngilizce konuşurken Bruno ona İtalyanca konuşarak cevap veriyordu. Bu durumun aynısı filme de yansıtılmış. Hastane sahnelerinin tamamında İngilizce konuşulurken diğer sahnelerde İtalyanca kullanılıyordu.

Into the Labyrinth

Labirent Adam Kötü Adam Olabilir mi?

Bunu kesin olarak bilemeyiz. Film bize bu imkanı vermiyor. Bu konuda hiçbir ipucu yok. Çünkü filmin anlatmak istediği ve yoğunlaştığı konu adamın katil olup olmaması değil; onun bir anda zihinsel kurgular yapması. Vaktini bunlarla geçirmesi. Olağan Şüpheliler filmindeki sahneyi hatırlayın lütfen. Orada yaşanan durumla birebir aynı diyebiliriz bu adamın yaptıklarının.

Sonuç olarak evet, ortada kaçırılan kişiler ve en azından bir kötü adam var. Ama bu kişinin labirent adam olup olmaması filmin vurgu yaptığı bir durum değil. Film bunu anlatmıyor.

Ancak ben labirent adam filmin kötü adamı olabilir mi sorusuna hayır diye cevap verebilirim. Adamın işi bence hayal kurmak, ileri derecede kurgular yapmak; insan kaçırmak değil.

1 Yorum

  1. Yorumum spoiler içerir:
    Sonundaki sahneyi biraz farklı yorumlamış ve olayların bir kısmının gerçek olduğunu düşünüyorum. Yani labirent adam bunları o bardaki konuşmada ilham alıyor ve gerçekten yapıyor. En azından kendini Samantra sanan genç polisi (polis çünkü çünkü sonra gösterilen kaybolan kişiler bürosunda kadının fotosu, masası ve masasındaki Dr. Green’in robot çizimi gösteriliyor) kaçırma olayının gerçek olduğunu düşünüyorum. Daha doğrusu düşünüyordum. Aslında o sondaki bar sahnesini başta vermiş olsaydı benim yorumum kesin olurdu ama en sonda vermesi sizin söylediklerinizi doğruluyor sanırım.
    Yani dediğiniz mantıklı, barda hem o adamdan, hem de tv’de duyduğu şeylerden ilham alıp kendi kafasında tüm film boyunca izlediklerimizi uyduruyor. Son sahneyi çok iyi çözümlemişsiniz, ne desem az kalır.
    Filmin yönetmeni aslında yazarı, kitaptan uyarlanma ama yönetmen olarak o son sahneyi daha net açıklayabilirdi bence. Bir kaç yöne çekilebilecek bir son yapmış. Oysa net olarak adamın hayalindeki dünya gibi anlatsa çok net olurdu. Kitabında belki de farklıydı.
    Tekrar teşekkürler.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz