demoliton-yok-oluş-sinemasayfam-1

Demolition filmi Türkçeye Yeniden Başla olarak çevrilmiş ancak orijinal adı aslında yıkım, tahrip, imha gibi anlamlara geliyor. Filmin künyesine hangi mantıkla aksiyon eklenmiş bilemiyorum ama film yer yer komedi unsurları da taşıyan ağır bir psikolojik yapım.

Ben bu filmin daha farklı bir yönde ilerlemesini ve 25. Kare’de incelemesini yaptığım Hiçbir Zaman Burada Değildin yapımı ile aynı kategoride olmasını öyle ilerlemesini çok isterdim. Bu durumda IMDB puanı çok daha yüksek bir yapım olurdu karşımızda. Ancak yapımcıların tercihi bu yönde olmuş ve diyecek bir şey yok maalesef. Bu söylediklerimi spoiler içeren bölümde açmayı düşünüyorum.

Orijinal Adı: Demolition

Tür: Aksiyon, komedi, drama

Yönetmen: Jean-Marc Vallée

Ülke: Amerika

IMDB puanı: 7

Gösterim Tarihi: 08 Nisan 2016

Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Naomi Watts, Chris Cooper, Judah Lewis, C.J. Wilson

Süre: 1 saat 41 dakika

Filmin konusu

Başarılı ve işkolik denebilecek bir yatırım bankacısı bir araba kazasında eşini kaybediyor. Bu trajik olay sonrasında hayatına yeni giren bazı kişilerin de etkisiyle hayata daha farklı bakmaya başlıyor. Daha doğrusu hayatını yeniden inşa etmeye başlıyor.

Filmde  Jake Gyllenhaal, Naomi Watts ve  Chris Cooper gibi önemli isimler yer alıyor.

Spoiler içeren bölüme geçmeden son olarak şunları ifade edeyim. Demolition bir aksiyon filmi değil. Metaforlar üzerine kurulu, sembolik bir anlatımı tercih eden ve ağır ilerleyen bir yapım. Filmi seyretmek istiyorsanız bu türü sevdiğinize emin olmalısınız.

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor.

Yaşananlar Gerçek mi Yoksa Bir Tür Zihinsel Metafor mu?

Bu soruyla başlamak istedim çünkü bunu netleştirmeden filmi çözümle imkanı bulunmuyor. Davis’in yaşadıkları yani Karen ve çocuğu ile tanışması, öncesinde Karen ile yaptığı telefon görüşmeleri, Chris’le beraber evini paramparça etmesi gibi durumlar tamamen gerçek; zihinsel bir kurgu değil.

Filmin sonunda onun daha önceden paramparça ettiği evde uyanıyor olması sizi yanıltmasın lütfen. Yönetmen oraya minik bir hasar bırakmış dikkat ederseniz. Bunun iki nedeni var. Öncelikle bu dokunuşla bize bu evin hasar aldıktan sonra tamir edildiğini gösteriyor ve “Aklınız karışmasın sakın, buraya kadar seyrettikleriniz gerçekti” diyor.

İkincisi ise yıkılan, bozulan ve darmadağın olan hiçbir şeyin artık eskisi gibi yepyeni olamayacağını anlatıyor. Özellikle insan kalbiyse bu…

Sevdiğiniz birisini gerçek anlamda incitirseniz eğer ya da size duyulan güveni bir kez bile olsa yıkarsanız bunları tamir etmeye çalışsanız bile hiçbir zaman eski halini almazlar.

Ancak bu gerçekliğin içerisine sıkıştırılmış hayali görüntüler ve metafordan ibaret sahneler de yer alıyor. Bunlardan biraz sonra bahsetmek istiyorum.

Demolition- Yeniden Başla (2015)

Davis’in Yaşamının Öncesi Ve Sonrası

Davis hayatı boyunca karısının ölümüne kadar hep başkalarının istediği bir hayat yaşamış. Yaşamını o çizmemiş. Bunu bireysel bir zorlama gibi düşünmemek gerekiyor. Davis’i çepeçevre saran iş hayatı, aile hayatı, kayınpederi, kendi ailesi… hep onu yönlendirmiş o ve hayatın akışına bırakmış kendisini. Sabah rutinlerinin ve günlük rutinlerinin defalarca gösterilmesi ve vurgulanmasının anlamı işte bu. “Sabah aynı vakitte kalkıyorum. Duşumu alıyorum. Evle iş arasında gidiyorum, şu metroyu kullanıyorum. Metrodaki şu kişiyle görüşüyorum… İşte şunları şunları yapıyorum…”

Hayatı bir çember içerisinde ve bu döngüde sanki kendi iradesini ortaya koyamadan sadece yaşıyor. Kendisine sunulan tercihler de sistemin içerisinde aslında ve gerçek anlamda tercih değiller. Asansör sahnesinde vurgulanan gerçeklik işte buydu. Asansör hayatın kendisi ve içerisindekiler tercih yaptığını sanıyorlar ama ellerinden gelen tek şey kat düşmesine dokunmak. Bu onları sistem dışına çıkarmıyor. Tercihler kendilerine sunulmuş ve hepsi başkasının çizdiği bir yolda ilerliyor. 

Davis’in eşi Julia’yla ilk tanışmasını anlatırken vurgulanan noktayı yakaladınız mı? Ortak arkadaşları Julia’nın kendisini çekici bulduğunu söylemiş. O da iltifata iltifatla karşılık vermiş ve olaylar evliliğe kadar gitmiş.

Yani Davis şöyle söylemiyor: “Partide harika birisini gördüm. Çok etkilendim. O kadar güzeldi ki… Onunla tanışmak istedim…” Neden böyle söylemiyor? Çünkü o zaman eş seçimini kendisi yapmış olurdu ve “Eşimi hiç sevmedim” demeye hakkı olmazdı. Karen benim de ne cevap vereceğini çok merak ettiğim bu soruyu ona doğrudan soruyor: “O zaman neden onunla evlendin?”

Davis cevap olarak kolaycılığa kaçtığını söylüyor ki bu doğru. Çünkü kendisi zengin bir aileden gelmiyordu. Julia’yla evlendiğinde doğrudan sınıf atlamış oluyor ve bir yönden geleceğini sağlama alıyor.

Demolition- Yeniden Başla (2015)
Toparlarsak Davis eşi ölene kadar sistemin bir kölesi, başkalarının istediği bir hayatı yaşıyor ve yaptığı tercihler aslında hep ona sunulan seçeneklerden ibaret.

İşte tüm bunların toplamında o eşi öldüğü zaman hiçbir şey hissedemiyor. Eşi öldükten yaklaşık 10 dakika sonra onun en büyük derdi otomat makinesinin verdiği arıza oluyor. Davis bağlamdan o kadar kopuk yaşıyor ki cenaze evinde yas tutmadığı gibi çocuklara bakıp hafifçe gülümseyebiliyor. Sonrasında bir an bu olağandışı durumun farkına varıyor ve lavaboya geçerek ağlamaya çalışıyor. Eşinin ölümünün hemen ardından işe dönünce tüm çalışanlar bir şok geçiriyor. Sekreter empati yapmaya çalışıyor ama karşısındaki insanın ruhsuzluğu onu bile şok ediyor.

Domolition – Yeniden Başla film incelemesinin tamamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz