seven-yedi (9)

Başrollerini Brad Pitt ve Morgan Freeman’ın paylaştıkları Seven-Yedi; Dövüş Kulübü ve Kayıp Kız gibi çok başarılı filme imza atmış David Fincher imzalı bir film. Bu dev kadroya bir Kevin Spacey’nin eklendiğini söylersem ortaya kötü bir filmin çıkma olasılığı sanırım kalmıyor. Zaten filmin 1995 yapımı olmasına karşılık halen konuşuluyor olması ve yüksek IMDB puanı (8,6 ve 1 milyonun üzerinde oylama) onun ne kadar beğenildiğini göstermek için yeterli diye düşünüyorum. Bu arada filmde Demir Adam yapımlarından tanıdığımız bir yüz de rol alıyor (Gwyneth Paltrow).

Film konusuna kısaca değindikten sonra detayları konuşmaya başlayabiliriz

Filmde birisi işi bırakmak üzere olan yaşlı bir dedektif ve onunla birlikte çalışmaya başlayan genç bir dedektif olmak üzere iki tane dedektif bulunuyor. Yaşlı dedektifin işi bırakmasına 7 gün kala ortaya bir seri katil çıkıyor. Dedektifler bir süre sonra bu seri katilin Katolik inancındaki yedi günahı temsil eden kişileri öldürdüğünü anlıyorlar. Örneğin yürüyemeyecek kadar şişman birisi katile göre OBURLUK günahını işliyor ve bu yüzden ölümü hak ediyor. Film dedektiflerin bu seri katili yakalama mücadelesini anlatmaktadır.

Orijinal Adı: Se7en

Tür: Suç, drama, gizem

Yönetmen: David Fincher

Yapım Yılı ve Yeri: 1995, Amerika

Türkiye Gösterim Tarihi: 16 Şubat 1996

Oyuncular: Morgan Freeman, Brad Pitt, Kevin Spacey, Gwyneth Paltrow

Süre: 2 saat 07 dakika

Konu: Dedektif Somerset’in emekliliğine günler kalmıştır. Ancak şehirde gizemli bir katil ortaya çıkar ve seri cinayetler işlemeye başlar. Somerset, genç dedektif David’le birlikte bu gizemli katilin peşine düşerler. Bir süre sonra bu katilin Katolik inancına göre 7 büyük günahı işleyen kişilerin peşine düştüğünü anlarlar.

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor

Benim bu filmde ilk dikkatimi çeken şey filmde katilin işlediği cinayetlerin hiçbirisini cinayetin işlendiği sırada görmüyor oluşumuz. Bizler aynen dedektifler gibi olay yerine sonradan varıyoruz. Cinayetlerin nasıl işlendiği bize hiç gösterilmiyor. İşte bu nedenle katil nasıl dedektifler için bir gizemse bizim için de aynı şekilde büyük bir gizem barındırıyor. Ben açıkçası katil rolündeki kişinin Kevin Spacey olduğunu bilmeden hatta onun filmde rol aldığını bilmeden filmi seyrettim. Katilin o olduğunu görmek çok etkileyiciydi. Çünkü Kevin Spacey gerçekten etkileyici bir oyuncu.

Seven – Yedi (1995)

Filmde dikkatimi çeken bir diğer nokta karakterlerin geçmişlerinin yüzeyselliği

Örneğin dedektif William’ın aslında kim olduğunu hiç öğrenemiyoruz. Geçmişi hakkında öğrenebildiklerimiz çok sınırlı. Onun daha önceden evliliğe yakın bir ilişki yaşadığını zar zor öğreniyoruz. O bu ilişkisini anlatırken kadının adını bile anmıyor ve yaşadıklarından yapabildiği kadar yüzeysel bahsediyor. Onun neden bira yerine şarap istediği ya da yanında neden bir sustalı bıçak taşıdığı hep bir gizem olarak kalıyor.

Aynı şekilde Brad Pitt’in canlandırdığı dedektif David’in geçmişi, neden küçük bir bölgeden New York’a taşındığını hatta bunun için neden ısrar ettiğini hiç öğrenemiyoruz. Hatta bu konuşmada onun daha önce bu bölgede çalıştığı bile anlaşılıyor. Peki neden ayrıldı ve şimdi neden geriye döndü? Bunların cevabını filmde bulamıyoruz.

Gerçi Tracy bir sahnede “Bu bölge ya acil işlerden uzaklaşmak için geldiğimizi sanıyordum” diyor. Ama David’in yaptığı bu değil. O sakinlik falan aramıyor. O tam aksini yapıyor yani karmaşık olaylara özellikle dahil olmak istiyor. Filmin başında dedektif William’ın bara gidip konuşalım teklifini sanki acelesi varmışçasına reddetmektedir. Bara gitmeyi değil cinayet odaklanmayı tercih ettiği görülüyor. William daha sonra ona sen şampiyon ya da kahraman olmak istiyorsun, diyor ve David bunu inkar etmiyor. Tüm bu bilinmezliklere David ve karısı arasında görülen iletişim kopukluğunu ya da en azından soğukluğu da ekleyelim. Tracy, William’la konuşma ihtiyacı hissediyor. Ona bir bebeği olacağını söylüyor. Bunu normalde ilk paylaşması gereken kişi kocası olmalıydı. Neden onunla paylaşmadı da yeni tanığı bir yabancıya açılmayı tercih etti? Bunların cevabı filmde yok.

Seven – Yedi (1995)

Yüzeysel Anlatım Kullanımının Nedenleri

Filmde karakterlerin yüzeyselliğine yapılan vurguları çoğaltabilirim. Ama bu kadarı yeterli diye düşünüyorum. Peki tüm bunları neden anlattım? Bu filme yönelik bir eleştiri mi? Hayır bu bir eleştiri değil. Karşımızda böyle basit hatalar yapabilecek bir yönetmen bulunmuyor. Onun tüm bu yüzeysel anlatımlarla varmak istediği bir sonuç var. O da şu: Karakterlerin gerçekte kim olduğunun hiçbir önemi yok. William katile arabada ilginç bir soru soruyor: Sen gerçekte kimsin?. Katil kim olduğunun hiçbir önemi olmadığını söylüyor. Hatta özel birisi olmadığını da vurguluyor. İşte o an filmin vermek istediği mesajlardan birisi daha net ortaya çıkıveriyor. İnsanlar o kadar kayıtsız hale geldiler ki bu kayıtsızlık bir erdem olarak kabul edilmeye başladı.

Bu belirsizlikler toplumun içerisinde yaşayan insanların kayıtsızlığını ve diğerlerini hiç önemsemediğini vurgulamaktadır. “Sen insanların sorunu hiçbir şeyi önemsememek, diyorsun. Ben de insanları önemsemiyorum.” Katile göre her köşe başında ölümcül bir günah görülmesine rağmen bunlar o kadar yaygınlaştı ki insanlar artık bunları önemsememeye başladı. Hayatını sokaktaki katilleri ve tecavüzcüleri aklamak için harcayan yalancı avukatlara bile kim olduklarını bilmemize rağmen masum gözüyle bakabiliyoruz.

Katil toplumun çürümüşlüğüne ve kayıtsızlığına karşı bir farkındalık oluşturma amacındadır. İşte onun yapmak istediği buydu. Toplumdaki bu günahlara farkındalık meydana getirmek ve onları uyandırmak.

Katil işlemekte olduğu bu cinayetleri bir iş olarak niteliyor. Katil kendisinin bu iş için seçildiğini söylüyor (01:45:18). Dolayısıyla onun işlediği cinayetlere ilahi bir korunak inşa ettiği görülüyor. Sonuçta o yaptığı bu işe kutsallık atfeden bir katil… Hatta yaptığı bu işe o kadar çok inanıyor ki kendisini bile bu işe dahil ettiği görülüyor. Final sahnesinde David’e şöyle söylüyor: “Senin günlük hayatını kıskanıyorum. Galiba benim günahım kıskançlık.”

Seven – Yedi (1995)

Yedi Büyük Günah Neydi?

Bu günahlar Dante’nin İlahi Komedya’sından esinlenerek sıralanmışlardır. William bu günahları şöyle sayıyor:  açgözlülük / oburluk / tembellik / öfke / kibir / şehvet / kıskançlık

Final sahnesine bu 7 günaha karşılık işlenen cinayetlerin tam 5 tanesine şahit oluyoruz:

1. Oburluk / 2. Açgözlülük / 3. Tembellik / 4. Şehvet / 5. Kibir

Peki ya diğer iki günah? Katil teslim olduktan sonra son iki cesedin yerini göstermek istiyorum diyerek dedektifleri boş bir araziye getiriyor.

Katil son sahnede kendisini dedektife öldürttüğünde kıskançlık günahının karşılığı olarak kendi ölümünü planladığını anlıyoruz. Geriye bir tek günah kaldı öfke…

Filmde öfkeyi temsil eden karakter David. Onun filmin sayısız yerinde kontrolsüzce sinirlendiğine şahit oluyoruz (01:15:06). Hatta sinirlendiği kişilerden birisinin gazeteci kılığındaki katil olduğunu filmin sonlarına doğru anlıyoruz. Katil onun bu özelliğini çok iyi biliyor. Hatta arabada onun üzerine gidince David’in hemen sinirlendiğini gördük. Bu aslında final sahnesi için bir provaydı. Katil David’in bu özelliğini kullanabilmek için onu tahrik etmeye başladı. Sonunda ona karısının kafasını kestiğini söyledi. İstediği şey onun öfkesini kabartabilmekti ve bunu başardı.

Burada şöyle bir soru sorabiliriz:

Seven – Yedi (1995)

Büyük günahları temsil eden kişiler hatta katilin kendisi bile öldüğüne göre öfke günahını temsil eden David neden ölmedi?

Katil David’i öldürme fırsatı yakaladığı halde bunu yapmadı. Belli ki onun için yaptığı plan başkaydı. Bunu arabada açıkça söylüyor zaten (01:49:16). Katilin büyük günahları işleyen herkesi öldürme amacı yok. Eğer böyle olsaydı toplumda belki öldürmediği kimse kalmazdı. Dikkat ederseniz film bize sürekli hastalıklı bir toplumda yaşadığımız izlenimini veriyor. Örneğin kütüphanedeki polisler tembelliği temsil ediyorlar. David ve karısına ev satarken evin altından metro geçtiğini söylemeyen emlakçı para için açgözlülük yapan bir adamdı. Onun amacı toplumun bu olaylar konuşması ve toplumdaki duyarsızlığın bitmesi ve bu olayın nesiller boyu konuşulmasıydı. İşlediği cinayetlerle bunu zaten başarmıştı ama David onu öldürdüğü an bunu zirveye taşımış oldu.

Seven film incelemesinin tamamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz