the shining-cinnet (1)

Cinnet (The Shining) filmi Stephen King’in aynı isimli romanından uyarlanmış bir yapım. Olağanüstülükler, metafizik varlıklar ve olaylar King’in romanlarında vazgeçilmez unsurlardır. Cinnet filmine bu gözle bakmak ve filmde realistik bir kurgu beklememek gerekiyor. Diğer taraftan filmin romanla birebir uyumlu olmadığını da söylemek gerekiyor. Örneğin King’in romanının sonunda otel yanarken filmin sonunda donuyor. Bu da filme kendi dokunuşlarını katan Stanley Kubrick farkı.

Film 1980 yapımı ve onu eleştirirken ya da anlamaya çalışırken bu durumu göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak filmi incelediğimizde onun kendi zamanının çok üzerinde bir yapım olduğunu görebiliyoruz.

Filmin Konusu

Film tam üç buçuk saat süren bir yolculuktan sonra bir dağın tepesinde bulunan Overlook Oteline gelen Jack’in iş görüşmesiyle başlıyor. Jack eğer işi kabul ederse 5 ay boyunca boş kalacak olan otelin ısıtma sisteminin çalışır durumda olmasından sorumlu kış bekçisi olacak.  Müdür işin fiziksel olarak zor olmadığını zor olan kısmın 5 ay boyunca otelde yalnız kalmak olduğunu özellikle belirtiyor. Jack bu otelde kış bekçisi olarak çalışmayı kabul ediyor. Ancak bir süre sonra otelde metafizik olaylar ve anlaşılmaz durumlar meydana gelmeye başlıyor.

Yazının bundan sonrası spoiler içeriyor. Yazının büyük çoğunluğu filmin kronolojik olarak incelemesini içeriyor. En altta yer alan videoda yazıda bahsettiğim durumların görsellerine ulaşabilirsiniz.

The Shining- Cinnet (1980) – Jack’in otele gelişi

Jack’in Oteli Hatırlaması Bir Dejavu muydu?

Filmin ilerleyen dakikalarında Jack’in daha önce bu otele geldiğini ve burayı hatırladığını öğreneceğiniz. Jack bunun bir tür benzetme ya da dejavu olduğunu düşünme olasılığımızı şu cümleyle engeller: “Hepimizin dejavu anları olur ama bu çok farklıydı…” Evet, bu durum dejavudan fazlasıdır. Filmin sonunda göreceğimiz 1921 yılına ait resim ve Jack’in garsonla tuvalette yapacağı konuşmada bunun bir tür reenkarnasyon olduğunu anlayacağız.

Önceki Kış Bekçisinin Başına Gelenler

Görüşme sırasında müdür çok önemli bir ayrıntıdan bahsediyor ki bu, filmin anlaşılması için oldukça önemli. Müdüre göre 1970’lerde otelde karısı ve iki kız çocuğu ile kalan ve psikolojik bakımdan hiçbir sorunu olmayan kış bekçisi Charles Grayd isimli kişinin yalnızlıktan ötürü çıldırdığını; karısı ve iki çocuğunu baltayla öldürdükten sonra intihar ettiğini söylüyor.

Filmin önemli kırılma anlarından birisinde Grayd adını taşıyan garson ve Jack’in konuşmasına şahit olacağız. Bu konuşma sonrasında garson Jack’in zihnine bu olayı yaşayan kişinin aslında kendisi olduğu fikrini ekecek. Buna ilerde değinmeyi düşünüyorum.

The Shining- Cinnet (1980) – Müdür eski kış bekçisini anlatıyor

Film Boyunca Çizgi Filmler ve Masallar Üzerine Çok Fazla Gönderme Var

Örneğin bir sahnede duvarda Walt Disney çizgi film karakterleri görülmektedir. Wendy mutfağı gezerken onun çok büyük olduğunu yolu bulmak için yere ekmek kırıntısı serpmesi gerekeceğini söylemektedir ki bu Hansel ve Greter masalına bir göndermedir. Filmin sonlarına doğru Danny’nin Road Runner çizgi filmini seyrettiği anlaşılıyor. Banyo kapısını kırmak üzere olan Jack  orada sarf ettiği sözleriyle üç küçük domuz masalına doğrudan bir gönderme yapmaktadır.

Gizemli Karakter Tony

Danny bu sahnede ayna karşısında gizemli karakter Tony ile konuşmakta. Danny’nin kendi ağzında yaşadığını söylediği bu karakter ona bu sahnede gelecekten haber veriyor. Babasının işi kabul ettiğini ve az sonra annesi Wendy’i arayarak bunu ileteceğini söylüyor ve söyledikleri aynen gerçekleşiyor. Gizemli karakter Tony, Danny’e otele gitmenin iyi bir fikir olmayacağını da söylüyor (Bu gizemli karakterle ilgili çok daha detaylı bilgileri devam filminde öğreniyoruz).

The Shining- Cinnet (1980)- Danny

Jack ve Ailesi Alt Gelir Grubuna Ait

Yaşadıkları evden Jack ve ailesinin alt gelir grubuna ait oldukları anlaşıyor. Garson ve kış bekçisi konumundaki insanların otelde kalan yüksek statü sahibi insanların arasında bir tür aşağılık kompleksine kapıldıklarını ve Jack’in aslında kendisini bu burjuva sınıfa kabullendirmeye ya da beğendirmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Bu otelin daha önce jet sosyetenin yani üst gelir gurubuna ait insanların buluşma mekânı olduğunu biliyoruz.

Müdür otelden bahsederken elit tabakanın burayı buluşma mekânı olarak kullandığını anlatırken Wendy “Asiller mi?” diye soruveriyor. Bu sözcük Ortaçağ Avrupa’sında Feodalite rejiminin halkı asiller, rahipler, burjuvalar, köylüler gibi farklı sosyal sınıflara ayırmasına bir göndermedir. Wendy ve Jack filmde alta tabakayı temsil eden insanlar. Jack’in kendisini üst tabakaya kabul ettirebilmek için karısı öldürmeyi kabul etmesi onun bir bilinçaltı yansıması. Araba yolculuğunda Jack’in salt bir vahşilik olan kanibalizimi bile gerekli durumlarda kabullenebileceğini görmüştük. Bu konuya Jack’in depodan kurtulma sahnesinde yine değineceğim.

The Shining- Cinnet (1980) – Ev ortamı

Oluk Oluk Akan Kan

Gizemli karakter Tony, Danny’e neden otele gitmek istemediğini gösteriyor. Otelde oluk oluk kan aktığını görmekteyiz. Bu sahneyi filmin genelinde yer alan Kızılderili figürleri ile birlikte düşününce Amerika kıtasında yaşanan ve bir dönem resmi devlet politikası olan Kızılderili katliamına gönderme yaptığını söyleyebiliriz. Duvarlarda sıkça görülen otantik Kızılderili motifleri, üzerinde Kızılderili resimleri bulunan konservelerin özellikle gösterilmesi,  Jack’in bir Kızılderili silahı olan baltayı kullanması ve otelin aslında bir yerli mezarlığının üzerinde inşa edildiğinin söylenmesi 1800’lerde gerçekleştirilen katliamlara bir gönderme. Overlook oteli Amerika’yı ya da yerli mezarları üzerine inşa edilmiş batı medeniyetini temsil ediyor. Bu arada bu sahnede kan akarken arka planda herhangi bir müzik kullanılmaması ve sessizliğin tercih edilmesi katliamlar karşısında susan ve konuşmayan kitlelere veya vicdanlara bir gönderme.

Bu sahnede görünen kız çocuğunun Charles Grayd’nin otelde katledilençocukları olduğunu ilerde anlayacağız. Ancak Anddy’nin otele henüz gitmeden onları görebilmesi onun psişik güçlere sahip olduğunu gösteriyor.

The Shining- Cinnet (1980) – Jack ve ailesi otele geliyor

Doktor’un Danny İle İletişim Kuramaması

Doktor Danny ile konuşmaya çalışıyor ama olaya sadece fiziksel olarak yaklaştığı ve Danny’i anlayabilecek donanımda olmadığı için hiçbir ilerleme kaydedemiyor. Ancak Danny ilerde aşçı ile yapacağı konuşmada bize hayali arkadaşı Tony ile ilgili net bilgiler verecek. Aşçının da benzer güçlere sahip olması Danny’nin ona açılmasını sağlayacak. Doktorun, Danny ile iletişim kurabilme olanağı bulunmuyor. Zaten Danny az sonra konuşmak istemediği belirterek iletişim yollarını kapatıyor.

Doktorun, bu sahnede fiziksel açıklamalar yapmaya çalışarak, testlerden söz etmesi ve psişik olaylara ne kadar kapalı olduğunu göstermesi seyircinin gözünde onu küçük düşürmekte. Bu da büyük korku üstadı Stephan King’in aklı gözlerinde olanlara satır arasında verdiği bir mesaj olarak görülebilir.

The Shining- Cinnet (1980) – Doktorun Danny ile konuşması

Jack’in İlerde Çarpıtacağı Olay

Weny’nin doktorla yaptığı konuşmada Jack’in alkol aldığı bir gece yanlışlıkla Danny’nin omzunu çıkardığını öğreniyoruz. Bu tamamen bir kaza gibi görünüyor ama Jack’in aklından bu olay hiç çıkmıyor. Wendy kocasını suçlayıcı hiçbir ifade kullanmıyor hatta ifadelerinde onu savunuyor ama ilerde Jack’in olaya böyle bakmadığını anlayacağız. Jack, garsonla yaptığı konuşmada karısı Wendy’nin bu olayı onu suçlamak için kullandığını belirtiyor. Jack’in akıl sağlığının çok yerinde olmadığının ipuçlarından birisi bu konuşma çünkü gerçekleri tamamen çarpıtıyor.

Baş Aşçı Hallorann ve Güçleri

Bu sahnede baş otelin baş açısı olan Dick Hallorann ile tanışıyoruz. Alt sınıfa ait bu kişinin adı olan Dick İngilizcede oldukça kaba bir argo sözcüktür. İlerde bu kişiden bahsederken kullanılacak nigger sözcüğü de açıkça ırkçılığa bir göndermedir. Otelin Amerika’yı temsil ettiği düşünülürse Afrika kökenli siyah kişilere yapılan ayrımcılığa ve onların köle olarak kullanılmasına filmde açıkça atıflar yapıldığı görülmektedir.

Dick’in beyazları selamlarken öne doğru eğilmesi ve diğer otel çalışanının rahat duruşunun aksine ceketini iliklemesi dikkatimizden kaçmıyor. Dick, Wendy’e mutfağı gezdirirken ona soyadıyla ilgili sorular sorması yine ortaçağ sınıflarına bir göndermedir.

Dick film boyunca olaylara doğrudan müdahale etmese de depoda, Wendy ile konuşurken aynı anda Danny ile konuşabilmesi sonucunda onun da psişik güçleri olduğunu anlayacağız. Aşçının, bu sahnede küçük Danny’e “Dock” diye hitap edebilmesi bu güçlerinin bir sonucu. Dock onun aile içindeki adı ve hiç kimse bunu bilmiyor.

The Shining- Cinnet (1980) – Dick Hallorann

Wendy’nin Korkusu

Müdürün otelin saat 17:00’da sanki daha önce hiç kimse yaşamamış gibi boşalacağını söylerken, Wendy hayalet gemi gibi mi diye soruyor. Bu ifade Wendy’nin bir betimlemesi ve onu filmin büyük bir sürpriz bekleyecek.

Shining Ne Anlama Geliyor?

Bu sahnede filme adını veren kelimenin ne anlama geldiğini öğreniyoruz. Hallorann, çocukken büyük annesiyle birlikte ağızlarını hiç açmadan konuştuklarını ve buna da parlaklık anlamına gelen shining dediklerini anlatıyor. Bu konuşmada Dick, Anddy’nin psişik güçlerinin ağzı açmadan zihinden konuşmanın çok daha ötesinde olduğunu anlıyor.

Mr. Hallorann, Overlook hotelinin de shining-e benzer özelliklerinin olduğundan, geçmişte içinde yaşanılan olaylara ait izler taşıdığından ve bunları herkesin göremeyeceğinden bahsediyor.

Mr. Hallorann’ın uzun zaman önce diyerek bahsettiği bu kötü olaylar otelde yani Amerika kıtasında yaşanılan Kızılderili katliamına bir gönderme. Bu katliamın izleri tamamen geçmemiş ve parlayanlar yani duyarlı kişilerce görülebilmektedir.

Mr. Hallorann 237 numaralı odanın ne olduğunu soran Anddy’a cevap vermekten kaçıyor ve oraya asla gitmemesi gerektiğini belirtiyor.

Reenkarnasyon Göndermesi

Jack burada filmin sonundaki resmi ya da genel anlamda neler olduğunu anlamamızı sağlayacak önemli bir ipucu içeren birkaç cümle sarf ediyor.

“Görüşme için buraya geldiğimde sanki buraya daha önce gelmiş gibi hissettim. Her köşede ne olduğundan emin gibiydim.” Jack, ilerde garsonla yapacağı konuşmada geçmişte buraya yaşadığını hatta burayı hiç terk etmediğini öğrenecek. İlerleyen sahnelerde rahatlıkla şizorfreni tanısı koyabileceğimiz Jack bu konuşmada reenkarnasyon olayına da kapı açar. Bu durum bence bize Stanley Kubrick sinemasının bir armağanı… Filmin yorumunun bir kısmını seyirciye bırakmak ve böylece onu filmin içine çekmek… Son fotoğraf sahnesi ve bu konuşma olmasaydı tüm olayları şizofren bir kişiliğe bağlayabilir ve işin içinden çıkabilirdik. Ama bu asla Kubrick’in isteyeceği bir son olamazdı.

The Shining- Cinnet (1980)- Resimde Jack görülüyor

Jack’in Beysbol Topunu Fırlatmasının Anlamı

Bu sahnede elindeki beysbol topunu tüm gücüyle yerli işlemeli desenlere doğru fırlatan Jack Amerika’nın burjuva sınıfının Kızılderililere duyduğu öfkeyi yansıtır.

Jack Benliğini Kaybetmeye Başlıyor

Şu ana kadar eşi ve çocuğu ile normal bir iletişime sahip olduğu görülen Jack’in, karısına çıkıştığı bu sahne, onda bir şeylerin ters gitmeye başladığını gördüğümüz an. Karısı yaklaşınca sinirleniyor ve yazmakta olduğu sayfayı hızla daktilodan çıkarıyor. İlerleyen sahnelerde aslında sadece bir tek cümle yazdığını göreceğimiz Jack çoktan parlayan otelin içerisinde benliğini kaybetmeye başlamış bile.

Jack’in Çocuğuna Karşı Beslediği Kıskançlığın Nedeni

Jack bu sahnede dışarıda oyun oynayan eşi ve çocuğuna sanki onları kıskanıyor gibi bakıyor ve artık otelin etkisi altına girdiğini gösteriyor. Jack zihninde karısının Danny ile kendi arasını açtığını düşünmekte. Onlara bu kadar kıskançlıkla bakma nedenlerinden birisi bu. Bir diğer nedense çocuğuna çok derinden beslediği düşmanlık. Danny hem geçmişi hem de geleceği görebilen bir güce sahip. Bu açından onun Kızılderilileri hatırlatan ya da onlarla irtibatlı bir yönünün bulunduğunu söyleyebiliriz. Beyazların ve burjuvanın arasına karışmak isteyen Jack ise geçmişi tamamen unutmak istiyor. Çocuğuna işte bu yüzden içten içe bir tür düşmanlık beslemektedir.

The Shining- Cinnet (1980) – Aile otele taşınıyor

İkiz Çocuklar

Bu sahnede Danny’nin karşısına çıkan çocukların geçmişine ait görüntüleri görmekteyiz. Danny daha önce geleceğe ait görüntü ya da sesler görürken ilk kez geçmişle yüzleşiyor.  Daha önce babaları tarafından katledilen çocukların cesetleri koridorda görülüyor. Balta da hemen yerde durmakta.

Çocukların Danny’ye söylediği “sonsuza kadar” ifadesini daha sonra babası da söyleyecek. Bu durumda Jack’in zihninin gerçeklikle hayali iyice karıştırmaya başladığını ve otelin etkisi altına girdiğini söyleyebiliriz. Danny ise, Jack’in aksine film boyunca gerçeklikten kopmuyor ve zihnini koruyabiliyor. Bu durum hayatta kalmayı başaran Kızılderililerin kendi kültürlerini koruyabilmelerine, batı medeniyetine karşı direnebilmelerine bir işarettir. Danny’nin gösterdiği bu direnç ilerde babasının ona düşmanlık beslemesinin altında yatan nedendir.

The Shining- Cinnet (1980) – İkizler

Kablosuz Televizyon

Televizyonun etrafında hiçbir kablo olmadığı görülüyor. Bu sahnedeki kablosuz televizyonu daha sonra çekilecek Lost Highway filminde de göreceğiz.

The Shining- Cinnet (1980) – Kablosuz televizyon

Jack ve Danny Konuşması

Burada Jack sanki kendi kurgusunu çocuğuna dayatıyor gibi konuşmaktadır. Senin burada eğlenmeni istiyorum / Senin burayı sevmeni istiyorum, cümleleri aslında bencilce ya da egositçe bir dayatma… Çocuğunun ne düşündüğünü umursamıyor bile…

Jack tam da bu sahnede ikiz çocukların Danny’e söylediği sonsuza kadar ifadesini birkaç kez tekrar ediyor. Danny o kadar soğukkanlı ki bunu anlamasına rağmen yine de tavırlarını bozmuyor.

Danny psişik güçleri sayesinde babasını tamamen çözüyor ve onun içinde bulunduğu durumu annesinden bile çok daha önce ve çok daha iyi anlayabiliyor. Danny’nin babasına sorduğu sorular sanki hastasına tanı koyan bir doktor edasında:

– Kötü hissediyor musun? / Neden uyumuyorsun? / Bu oteli seviyor musun? / Beni ve annemi asla incitmeyeceksin, değil mi?

Özellikle son sorudan sonra bunları bir çocuğun soramayacağını düşünen Jack’in doğrudan karısını suçladığı görülüyor. Jack karısını kendi zihninde bir suçlu konumuna oturtarak ileride ona yapacaklarını haklı gösterme adımları atıyor.

The Shining- Cinnet (1980) – Jack ve Danny konuşması

237 Numaralı Odanın Açılması ve Odanın Anlamı

Bu sahnede otel Danny’e artık doğrudan müdahale etmeye başlamıştır. Otelde kendi halinde oyun oynarken nerede geldiği belirsiz bir beysbol topu onu 237 numaralı odaya kadar çeker.

237 numaralı oda açıldıktan sonra filmdeki gerilim dikey olarak yükselmeye başlar. Jack rüyasında karısını ve çocuğunu baltayla öldürdüğünü görür. Danny ise bir hayalet tarafından saldırıya uğrar. Ancak ben bu sahnede Jack’in rüya gördüğünü söyleyerek karısına yalan söylediğini düşünüyorum. Zaten tavırlarından sahtelik dökülmekte. Usta bir oyuncu gördüğü korkunç bir rüya sahnesini bu kadar acemice canlandıramaz. Bence karısı yine doğru bir tespit yapıyor ve çocuğu saldıran kişi bir hayalet değil; Jack’in kendisi. Bu sahneyi videonun sonunda tekrar konuşacağız çünkü bu sahne ve filmin sonunda görülecek ayı maskeli adam sahnesi birbiriyle ilişkili.

237 numaralı odayı bir sembol gibi görmek gerekiyor. Nasıl bir insanın zihninde en karanlık sırları taşıdığı bir yer varsa bir ülkenin de kendi tarihinde utandığı ve saklamak istediği zamanlar olabilir; Almanya’nın Nazi dönemi ya da Amerika’nın Kızılderili katliamı zamanları gibi. İşte bu odayı otelde işlenen en kötü cinayetlerin merkezi gibi düşünmek gerekiyor. Burjuva bu karanlık sırların açığa çıkmasını istemez; Danny bunları korkusuzca araştırdığı için otelin düşmanlarından birisi haline gelecek.

Cinnet (1980) – 237 nolu oda

 Jack’in Balo Salonuna Girmesi

Jack az önce gördüğü rüyanın da etkisiyle yaptığı bu tuhaf hareketlerle otelin onun üzerindeki baskısının iyice arttığını gösterir ve bu bozuk psikolojisiyle balo salonuna girer.

Salona girdiğinde Jack’in gerçeklikten kopuşa doğru bir adım daha attığını izleriz. Bu salona sonraki girişinde burayı eğlenen insanlarla dolu bir halde görecek ama şu an sadece masaların düzenlendiği ve bir tür hazırlık yapıldığı görülüyor.

Uzun süredir ağzına alkol almayan Jack eşinin kendisini suçlaması ve gördüğü rüyanın etkisiyle alkole ihtiyaç duyar ve bunun için ruhunu bile verebileceğini söyler.

İşte tam bu sırada karşısında garson Loyd belirir. Otel onun bu isteğine cevap verir ve ruhu karşılığında ona sahte bir dünya sunar. Jack içkisine kavuşmuştur ama otel onun ruhunu geri dönülemez şekilde teslim almıştır.

Jack’in cebinde 20 dolar olduğunu ve bunu Nisan’a kadar harcayamamaktan korktuğunu söyler. Oteldeki görevin biteceği tarih aslında Nisan değil Mayıs ayıdır ve Jack’in bu sahnede tarihleri karıştırdığı görülüyor.

Cinnet (1980) – Bakışların birbirine doğru olmadığını görebilirsiniz

Beyaz Adamın Yükü

Jack bu konuşmasında tam iki kez “Beyaz adamın yükü” cümlesini kurar. Beyaz adamın yükü Kızılderili katliamıdır ve beyaz adam bu yükü belki de sonsuza kadar sırtında taşıyacak ve hiç unutulmayacak.

Jack’in garsona söylediği “Senden her zaman hoşlandım… Sen her zaman en iyiydin…” cümleleri onu ilk kez görmediğini önceden beri tanıdığını gösteriyor. Zaten garsonu görür görmez ona ismiyle hitap etmişti. Bu durum reenkarnasyon olasılığını güçlendiren ipuçları…

Ancak yorumu seyirciye bırakmayı seven Stanley Kubrick tam bu ipucunun hemen ardından sahneye akıl karıştırıcı bir detay ekliyor. Jack ve garsonun bakışları tam olarak birbirine doğru değil. Garson kapıya doğru bakarken Jack’in aynaya bakarak konuştuğu görülmekte. Bu bir şizofreni durumu. Jack sanki kendisiyle konuşuyor.

Cinnet filmi incelemesinin tamamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

YORUM YAPABİLİRSİNİZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz